Aleviler’den Başbakan’a örneklerle cevap

Sn. Başbakan;

Türkiye Alevilerinin en üst kurumu Alevi Bektaşi Federasyonudur (ABF). Bu federasyonun bir yetkilisi olarak ifade etmek isterim ki, Alevilerin inançsal tercihleri, gereksinimleri ve içinde bulundukları ağır şartların ifadesi bakımından, sizin değil, Almanya Cumhurbaşkanının söyledikleri doğrudur. Biz Aleviler, hükümetiniz ve özellikle şahsınız tarafından ayırımcılığa ve nefret politikalarına maruz kaldığımız gibi, geleceğe dair de oldukça karamsarız…

İlaveten, Türkiye Alevileri ve Almanya Alevi Birlikleri Konfederasyonumuzun (AABK) Aleviliğin tarifi bağlamında da hiçbir farlılığımız bulunmamaktadır. Alevilik, gömlek gibi çıkarılıp atılacak bir nesne değil, kadim bir inancımızdır. Dolaysıyla Avrupa’da inancımızı temsil eden kurum, Alevilerinin tek ve üst çatı örgütü AABK’dur. Alevilerin hak ve hukukunu, yurttaşlık ve eşitlik haklarını tanımadığınız, iade etmediğiniz için gittiğiniz her ülkede sizi protesto eden kurum da yine AABK’dır.

“Alisiz Alevilik” terimi ve tanımı bir Alevi’ye değil, Faik Bulut isimli bir Kürt yazarımıza aittir. Onun düşüncesidir ve kendisini bağlamaktadır. Aleviler, fikir özgürlüğüne, dolaysıyla çoğulculuğa ve demokrasiye inançları gereği, Faik Bulut’u ‘aforoz’ etme ya da Sivas’ta olduğu gibi yakmak yerine dinlemişler, kitabını almış okumuşlar ve bu konuyu tüketmişlerdir. Belli ki, konuşmalarınızı hazırlayanlar sizi bir kez daha yanıltmış, gerçeği sizin değil Alman Cumhurbaşkanının dile getirmesine neden olmuşlardır.

Aleviler neye ve nasıl inanacaklarını, kadim geleneklerini gayet iyi bilmektedirler. Alevinin inancı, tarifi, şekli, ibadethanesi, ritüeli, kararı; bunun ne olup olmadığı size düşmez. Siz buna hiç karışmayın. Siz, size düşeni, Alevinin gasp edilen hukukunun iadesini sağlayın yeter.

Sn. Başbakan;

Keşke bir başbakan olarak, Nazi Almanya’sının Yahudilere dayattığı şartları, Alevilere dayatmasaydınız, fişlemeleri teşvik etmeseydiniz, Alevilere yüksek bürokrasiyi yasaklamasaydınız, meydanlarda yuhalatmasaydınız; bir vali, büyükelçi, müsteşar atasaydınız. 12 yıllık devri iktidarınızda “Ali’yi sevmek Alevilikse ben de Aleviyim” hamasetinin dışında Alevilerin inançsal sorunlarına dair somut bir adım atsaydınız.

Mesela Alevi çocuklarına kendi inanç ve ahlak anlayışınızı dayatıp esir muamelesi yapmasaydınız. Çocuklarımızın din eğitiminden Sünni ulemayı değil, Anayasamızın ve ulusalüstü yasaların ön gördüğü üzere ebeveyninin tercihlerini esas alsaydınız. Konuyu kurumlarımıza danışsaydınız; Alevilikle ilgili müfredatı Alevi akademisyenlerin yazmasına izin verseydiniz. Demokrasi, laiklik, farklılık, özgürlük, eşitlik ve çoğulculuk gibi kavramları fark etseydiniz, biraz okuyup, nemenem şeyler olduğunu anlamaya çalışsaydınız.

Sn. Başbakan, demek ki, Batı’lı yetkililer artık size inanmıyorlar!

“Biz söyledik” diyorsunuz; ne söylediniz; “Alevilerin bir sorunlarının olmadığını mı?”

Alman yetkilileriyle, AB yetkilileriyle ve diğer uluslar arası kurum yetkilileriyle bizler de görüşüyor ve durumumuz hakkında bilgi veriyoruz. Görmüyor musunuz dünyamız küçüldü… Uygar dünya, vahim insanlık suçlarını, insan hakkı gasplarını, asimilasyon politikalarını reddediyor. Laf ebeliğinin vadesi olmuyor; özle sözün çelişmesi ve bunların biteviye tekrarı durumunda kredi tükeniyor… Şark kurnazlığının demokrasi karşısında bir değeri olmuyor. Batı, demokrasinin asgarisine bile saygı göstermeyen “şaibeli liderlere” metelik verilmiyor.

Birileri söyleyecekti ve söylüyorlar… Ortada 15-20 milyonluk bir kitle var. En temel varlık nedenleri olan öğretilerini yaşayamıyor, baskı görüyorlar… Dün Sn. Haşim Kılıç söyledi, bugün Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck, yarın AB ilerleme raporları, öbür gün de ABD raporları bu gerçeği yetkililerin yüzüne çarpacak! Çünkü bunlar, hamasetle kapanamayacak kadar somut gerçekler.

AKP’nin en temel siyasi stratejisi mezhep ayırımcılığına dayanıyor. Bölüyor, bölünmüşlükten besleniyor ve bölünmüşlüğün kapanmasını istemiyor. Kendisini bu politikayla bağlıyor ve çelişmemek, stratejisini kaybetmemek uğruna seçim meydanlarında Alevinin meşrebine ve mezhebine hakaret ediyor, yuhalatıyor!

Sn. Başbakan,

Bunlar çok çok vahim gerçekler. Birilerinin gelip bu gerçeği yüzünüze çarpması gerekiyordu ki, üzerinde durulsun, düşünülsün!

Umalım ki, öyle bir yararı olsun…

Alevi-Bektaşi Federasyonu ABF Yönetim Kurulu üyesi

Murtaza Demir

Odatv.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.