Muharrem Orucu Nedir? Niçin ve Nasıl tutulur?

Zöhre Ana’nın bildirdiğine göre,yası matem diye bilinen aylar,üç aylardır. Bunlar İmam Hasan’ın gayba girdiği (vefat ettiği) Aralık ayında başlar, Hz. Ali’nin gabya girdiği Ocak ayı ve Hz.Üseyn’in gabya girdiği Mart aylarını kapsar.

15 Aralıkta Hz. Hasan ikinci eşi olan Ömer’in kızı Ayşe’nin küçük bacısı Eşe’nin hazırlayıp bal şerbetine karıştırdığı zehiri içmiş ve 16 Aralıkta gabya girmiştir. 15–16 Aralık Hz. Hasan’ın yası matem orucu olup, iki gün sürmektedir.

İmam Hasan’ın zehirlenerek şehit edilişinden 32 gün sonra Ocak ayında Hz. Ali, Ömer ve oğlu Milcan (Sıddık) tarafından tuzaklar kurularak Pazartesiyi Salıya bağlayan sabah namazında 05.30’da Milcan tarafından hançerlenerek şehit edilmiştir.

Hz. Ali şehit edildikten sonra kendisi Arap donunda gelerek, kendi cenazesini yıkamış ve kendi tabutunu götürerek kerametini göstermiş ve cenazesini üç gün bekleterek Perşembe günü toprağa vermiştir.

Bundan dolayı Ocak ayının 18-19-20. günlerinde Hz. Ali’nin yası matemi olarak oruç tutulmaktadır.

“Güzümüzde bazı yörelerde Hızır Orucu diye tutulan 3 günlük oruç aslında Hz. Ali’nin yası matem orucudur.”

Hz. Ali’nin şehit edilişinden sonra Muaviye tarafından Hz. Üseyin Fırat Nehri kenarında abdest alırken balık ağında Mart’ın 3’ünde yakalanmış, 12 gün işkence gördükten sonra Mart’ın 15’i Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan gece sabaha karşı saat 05.30’da Hz. Üseyin’in başını ensesinden keserek katletmişlerdir.

Hz. Üseyin katledildikten sonra Ehlibeyt ve Ehlibeyt’i sevenler çeşitli işkencelere maruz kalmışlardır.

Şubatın 26’sından başlayarak üç gün Hızır orucu tutulur.

Mart ayının 1-2-3’ü Eba Müslüm’ün yası matemi diye bilinir. Annesi Yeter Ana’nın Kırıkkale’nin Keskin kazasında yatan Haydar Sultan için tuttuğu oruçtur.

“Üç ayların sebepleri, bu gerçeklerin peş peşe şehit düşmesindendir. Bununla ilgili derin bilgiler Zöhre Ana’nın “Ali Pirimdir Yolu Bizimdir” adlı 3. kitabında mevcuttur.”

“ŞUBAT 25’i 26’ya BAĞLAYAN GECEDEN” MART AYININ 15’I AKŞAMINA KADAR KESİNTİSİZ OLARAK 18 GÜN YASI MATEM TUTULUR.

ŞUBAT 26’SI İLE MART 15’I ARASINDAKİ YASI MATEMDE;

SU İÇİLMEZ
ELMA,
KUŞBURNU,
MADIMAK OTU YENİLMEZ.
MART’IN 3’ÜNDEN İTİBAREN KURBAN KESİLMEZ.

Zöhre Ana’nın bildirdiğine göre kirli kirli ibadet olamaz ve temizlik insanın hem özünde hem de bedeninde olması gerekmektedir. İman temizliğinin yanı sıra beden temizliğinin de önemi büyüktür.

Yası matem tutulurken gece mutlaka sahura kalkılmalıdır. Sabah saat 4’ten sonra yeme-içme kesilmeli ve iftar akşam saat 18’de yapılmalıdır. Sahura kalkılmadan oruç tutulamaz. Yemek yenmese dahi sahura kalkılmalı, abdest alıp niyetlenilmeli, yine iftar vakti abdest alınarak bu gerçekler yüzü suyu hürmetine dilekler tutularak oruç açılmalıdır.

Orucun HURMA veya ÜZÜM ile açılması sevaptır.

Hz. Üseyin defnedildikten sonra can yemeği olarak aşure çorbası yapılmış ve Hz. Üseyin’in canı için yedirilmiştir.

AŞURE ÇORBASINA KATILACAK MALZEME LİSTESİ

YARMA
ŞEKER
FINDIK
CEVİZ
FASULYE
NOHUT
ELMA
ÜZÜM
KARABİBER,TUZ,TARÇIN
KARANFİL
SU
HURMA

18 gün yası matem orucu tutulduktan sonra kurban kesilir. Kurbanın sulu yemeği yapılır. Aşure pişirildikten sonra Ehlibeyti sevip sayanlar ve bu lokmaya layık olanlar eve davet edilir, abdest alınarak dilekler tutulur ve lokmalar yenir. Lokmanın bir tanesi bile Hak katında çok üstün olduğu için kesinlikle milletin ayağına götürülerek kapı kapı dağıtılmamalıdır.

Her On iki İmamlar adına ait olan çorba, aşure değildir. Aşure, sadece İmam Üseyin adına can ekmeği olarak verilen lokmadır.

Oruçsuz, kurbansız, kan akmadan aşure çorbası yapılamaz ve kapı kapı dağıtılması günahtır. Bizzat kendi evlerinde pişirilip inançlı ve saygı duyan insanlara kısmet edilir. Çünkü çok kutsal bir ibadettir. Kendi ailelerinde ne kadar değeri varsa, onlardan üstün, insanlık adına can cömertliği yapan, Allah yoluna can veren Şahımız olduğu için saygılı olarak bu ibadetimizi yerine getirmeliyiz.

10 KASIM ile 1 NİSAN TARİHLERİ ARASINDA YASI MATEM AYLARI OLDUĞU İÇİN NİKÂH KIYILMAMALI, DÜĞÜN YAPILMAMALIDIR.

18-19-20 Ocak Hz.Ali’nin Yâs’ı Matemi
26-27-28 Şubat Hızır Yâs’ı Matemi
1 – 2 – 3 Mart Eba Müslüm
4-5-6-7-8-9-10-11-12-13-14-15 Mart Muharrem ayı. Hz.İmam Hüseyin’in Yâs’ı Matemi

16 Mart – 31 Mart Aşure Çorbası Günleridir
15 Nisan ismail Peygamber’in Doğum Günüdür.
Helva verilir.
10 Mayıs – 11 Mayıs Hıdır – İlyas Yâs günüdür
15 Temmuz ismail Peygamber’e kurban indiği gündür
10 Kasım Atatürk’ün Yâs günüdür
15 Aralık – 16 Aralık Hz.İmam Hasan’ın Yâs’ı Matemi

Not: 26 Şubat – 15 Mart arası Yas’ı matem günleri kesintisiz tutulacaktır.

Kaynak:  http://www.zohreana.com/alevi-takvimi

Alevilik nedir?

Allah Muhammed Ali sevgisini yüreğinde taşıyan, Şahı Merdan Ali’nin ışığından ayrılmayan, Hakkın gönderdiği bütün evliyaları kendine rehber edinen ve varlıklarına iman getirip sahip çıkan, yaradılanı seven, yetmiş iki millete, her dine, mezhebe ve inanca saygı duyan, eline-beline-diline sahip çıkmak için ikrar veren ve verdiği ikrara bağlı kalan, terazisi merhamet ve vicdan, cevheri ilim ve bilgi olan, faziletli insan olmayı öngören ve Enel Hak deyip Allah’ı insanın özünde arayan, yaşam felsefesi hümanizm ve dünya görüşü kardeşlik olan, aklını, bilgisini ve inancını Ehlibeyt sevgisiyle birleştiren bir inanç sistemidir…

Aslında Aleviliği tanımlamak için kullandığımız bütün kavramlar ve tanımlar tek bir çizgide birleşmektedir..En kısa ve bir o kadar da en geniş manasıyla Alevilik ” Hak Muhammed Ali Yolu ” demektir..

Çünkü ;

Aleviliğin direği Ehlibeyt sevgisi ve özü İslamiyettir..
Rehberi Muhammed Mustafa , Mürşidi Şahı Merdan Ali’dir..
İlkeleri ve değerleri Ehlibeyt sevgisi üzerine kurulmuş ” Ne olursan ol yine gel ‘‘ düsturuna bağlı evrensel bir inanç yoludur..
Hak Muhammed Ali yoluna ve Hz.Muhammed’in iki kutsal emaneti olan Kuranı Kerim’e ve Ehlibeyt’ine bağlılıktır..
Alevilik 1500 yıl önce yaşanan Kerbelayı hatırlamak, Hz.Üseyin gibi yaşamak, mazlumun yanında durup haksızlığa boyun eğmemektir..
Yolunun emir ve yasaklarına ikrar vermektir..
İnsanı Kamile erişmek için ”eline – beline – diline” sahip çıkıp nefsiyle mücadele etmektir..

Aleviliğin ne olduğuyla ilgili Kul Himmet nefesleri şöyle diyor :

Cümle bir Mürşide demişler beli ( evet )
Tesbihleri ( duaları ) Allah Muhammed Ali
Meşrebi Üseyni ismi Alevi
Muhammed Ali’ye çıkar yolları

Aşk ile…

Kaynak: http://www.zohreanaforum.com/sorularla-alevilik/60079-alevilik-nedir.html

Alevi Mezhebi? Alevilik Mezhep midir?

Alevi Mezhebi? Alevilik Mezhep midir? Alevilik mezhep midir yoksa inanış şekli midir? Alevi mezhep midir? Alevilik mezhep midir diyanetin görüşü nedir?

Alevilik Mezhep midir?

Alevilik bir yol olarak tarif edilse de bir mezhebi vardır. Alevilerin mezhebi İmam Cafer mezhebidir. Alevilerin mezhebi Peygamberimizin damadı İmam Cafer’den gelmektedir. Hz.Muhammed Mustafa’nın iki kızı vardır. Birisi Hz.Fatıma Ana, diğeri ise Hz.Zöhre Ana. Fatıma Ana’ya Hz.Ali, Zöhre Ana’ya İmam CAfer nişan edilir ve İmam Cafer’den Alevilik mezhebi yürür. Alevilik mezhep olarak çok ön plana gelmemiştir tarihsel olarak baktığımızda genel olarak Hak Muhammed Ali yolu olarak tarif edilmiş ve bugünlere gelmiştir. Resmi Emevi islam tarihi Hz.Muhammed ve Hz.Ali’yi çok eşli göstermiştir ve bunu saçma sapan nedenlere dayandırmıştır. Savaşta dul kalan kadınların başlarına birşey gelmesin diye falan filan… Tarih, Ehlibeyti ne yazık ki bitirmiştir. Peygamber nesli yoktur varsa yoksa 3 halife ve sahabeler. Ehlibeyt tarihi ne yazık ki düşmanları tarafından şekillendirilmiştir. Ama Ehlibeytin evliyaları her yaşadığı dönemde bu gerçekleri topluma bildirmiştir.

Alevilik mezhep midir yoksa inanış şekli midir?

Alevilik hem bir mezhep hem de bir inanış şeklidir. İnanç ve ibadet temelli bir yol olan Alevilik, Hz. Muhammed ve Hz.Ali ile can bulmuştur. Ehlibeytin atası bu iki yüce varlıktır. Aleviliğin kendine has ritüelleri vardır. Musahiplik, Cem, Semah ibadeti gibi.

Alevilik mezhep midir Diyanetin görüşü nedir?

Alevilik bir mezhep’tir dedik ancak Diyanet böyle düşünmemektedir. 4 Hak mezhep olarak bir kavram geliştirmişlerdir ve 4 Sünni mezhebi Hak, bizleri Batıl olarak göstermişlerdir. Ali’den yana olarak başlayan Alevilik bugün bile Alevi Sünni ayrımcılığı ile devam etmektedir. Egemen Sünni inanç ne yazık ki mezhepler konusunda tek doğru olarak Sünni inancı göstermektedir. Tabi ne yapılırsa yapılsın hak birdir ve O da Ehlibeyt yani Muhammed Ali yoludur. Bu yolun tek sahibi de Alevilerdir…

21’inci yüzyılda bile Aleviliğin mezhep olup olmadığı, Alevilerin ana bacı tanımadığı, Alevilerin kestikleri yenmez gibi korkunç iftiralar sığ beyinlerde dolanmaktadır. Oysa ki Alevilik, bu dünyanın görüp göreceği en kutsal yoldur. Çünkü bu yolun sahipleri aynı zamanda dünyayı var eden Şahı Merdan Ali’nin ve Peygamberimiz efendimiz Hz.Muhammed Mustafa’nın aship olduğu bir yoldur.

Alevilik mezhep midir?

Alevilik nedir? Kimlere Alevi denir?

Bu makalede; Alevilik nedir kimlere Alevi denir gibi soruları yanıtlayacağım.

Alevilik nedir?

Alevilik, Hz.Muhammed’i rehber, Hz.Ali’yi Mürşit kabul eden ve bu ulu canlardan gelen 12 İmam ve Ehlibeyt soyunu tek yol gösterici olarak gören bir inanç sistemidir.

Alevilik inancı bir sayısı ile başlar.O bir Tanrıdır.Tanrısal düzen üç sayısı ile anlam kazanır.O üç “Hak Muhammed Ali” dir. Ama üçünün özü birdir ve Erenler Şahı, Hz.Ali’dir. Yani, “Bism-i Şah” tır. Tanrının yeryüzündeki insan görünümüdür.

Hz.Ali, yol gösterici, kılavuzdur. En güzel, en gerçek, en doğru O’dur. Yerde, gökte, uçan kuşta, deryada, denizde ilahi varlığın parlamasıdır. Dağlar taşlar Muhammed Ali çağırır. Yaşamdır, erdemdir,hak terazisidir, umuttur, aşktır.

Ay, Ali; gün Muhammed’dir. Ali’de balkıyan nur, ilahi varlıktan inmedir. Bütün insanlığı kucaklayan bir hoşgörü,sevgi pınarıdır. Her biri bir açmaz olan bu gerçekleri herkes çözümlediğini sanır. Ne ki, en çok bildiğini sananlar, gerçeğin gizemine varamayan en bilgisiz mutsuzlardır. Ve bu bağlamda denmiştir ki,

Gafil kaldır gönlünde gümanı
Bu mülkün sahibi Âli değilmi
Yaratmıştır on sekizbin alemi
Rızkları veren Âli değilmi
Pir Sultan Abdal

Alevilik bu bağlamda çok derin anlamları ve inanç sistemi olan, zahiri sığlıkla asla anlaşılmayan bir Erenler yoludur.

Kimlere Alevi denir?

Her karanlık dönemde Hz.Ali, farklı donlarda (beden) yeryüzüne gelmiş ve Hak Muhammed Ali yolunun yüceliğini ispat etmiştir. Aleviliğin ne kadar önemli olduğunu, Kerbelâ’da Hz.Üseyin’in atası ve dedesinin yolunda serini vermesine bakarak ta anlayabiliriz. Aleviliğin temeli Hz.Ali’dir ki Pir Sultan Abdal, Hz.Ali’nin gerçek varlığını apaçık duazı imamında söylemiştir.

Kimlere Alevi denir?  Yukarıda belirttiğim gibi bu düşünceye inanan, Hz.Muhammed’i rehber, Hz.Ali’yi mürşit kabul eden, ibadetlerini Kırklar cemi,semah,Muharrem Yası matemi,Musahip kardeşliği vb. olarak yapan,

Kimlere Alevi denir? Hakkın yeryüzündeki temsilcileri olan 12 İmam ve Ehlibeyt’i tek yol gösterici olarak kabul eden,iman getiren, boyun büken,

Kimlere Alevi denir? “Eline diline ve beline” sahip çıkan, doğruluk ve dürüstlükten ayrılmayan, her zaman doğru ve haklının yanında yer alan,

Kimlere Alevi denir? İnancıyla ibadetiyle toplumda örnek olan birey gerçek bir Alevi’dir.

Kimlere Alevi denir diye sorarlarsa işte bu özelliklere sahip kişiler Alevi olmayı hak edenlerdir. Nefsini Yezid’e teslim eden, Ehlibeyt’i, İmam Üseyin’i bilmeyen, nerde güç varsa oraya yaklaşan, Muhammed Ali’ye ihanet eden, yolunu bilmeyen, inançtan ve ibadetten yoksun bir kişi asla Alevi olamaz.

Alevilik nedir kısaca tanımı

Bu yazıda; Alevilik nedir,Alevilik nedir kısaca tanımı,Alevilik nedir kimlere Alevi denir,Alevilik nedir kısaca bilgi,Alevilik nedir nereden gelir,Alevilik nedir ne zaman ortaya çıkmıştır gibi sorulara cevap vereceğim.

Alevilik nedir?

Alevilik,Hz.Ali’ye ve soyu Ehlibeyt’e taraf olmak demektir.Aleviler, Hak Muhammed Ya Ali üçlemesi ile inançlarının temelini ifade ederler.Hz.Ali hem Allah’ın Aslanı hem de Mürşit kapısıdır. Emevi tarihi Hz.Ali’yi siyasi bir kişilik olarak topluma gösterse de hakikatte Hz.Ali Ehlibeyt yolunun Hz.Muhammed ile birlikte inanç önderidir. Aleviliğin en temel inancı Hz. Ali’nin Velilik makamının sahibi olmasıdır.Evliyaların şah-ı, öğretmeni,dört kapı kırk makamının,şar kapısının anahtarı Hz.Ali’dir. Hz.Ali’yi egemen dini inancın anlattığı gibi anlamak Hz.Ali’yi ve Aleviliği kesinlikle bilmemektir.

Alevilik nedir kimlere Alevi denir

Alevi kelimesi Hz.Ali’den yana olanlara verilen bir isimdir. Bu tarafgirlik sadece bir islam büyüğü olarak Hz.Ali’yi sevmek olarak düşünülmemelidir. Gerçekte Muharrem yası matemini Hz.Üseyin için tutan,12 İmamı yol uluları olarak gören,Cem ibadetini yapan,Musahip kardeşliğini yapan kişiler gerçek manada Aleviliği haketmektedir. Hz.Ali’yi sevmek tek başına Alevi olmak için yeterli değildir. Bir sünni can da Hz.Ali’yi gayet tabii sevebilir ama bu onu Alevi yapmaz,yapamaz.

Alevilik nedir kısaca tanımı

Alevilik, Hz.Muhammed ve Hz.Ali ile can bulmuş,Muhammed Ali yolu bu iki yüce canın şekillendirmesiyle o dönemin inananları tarafından yaşanmıştır. Kerbela ve akabinde gelen katliam süreci Aleviliği yok etmek isteyen saltanat düşkünlerinin temel amacı olmuştur. Alevilik, salt inanç ve ibadet ile değil haksızklıklar karşısında verdiği İnsanlık mücadelesi ile de tarihe altın harflarle geçmiştir.

Alevilik nedir kısaca bilgi

Alevilik,batıni bir yoldur.Zahiri sığlığa sahip düşünce yapılarının Aleviliği anlaması bu bakımdan çok zor görünmektedir. “Bilmeyenler bilsin beni,Ben Ali’yim Ali benim”, “Aynayı tuttum yüzüme Ali göründü gözüme”, “Cihan var olmadan önce Ali vardı” gibi Ehlibeyt canlarının sözleri Aleviliğin özünü Hz.Ali’nin oluşturduğunu ve Hz.Ali’nin uluhiyetini açıklamaya yeter de artar bile.Az evvel dediğim gibi zahiri ehlinin buna katılması söz konusu olmasa da hakikat tüm çıplaklığıyla budur. Hz.Muhammed, Allah’ın nuruyla yaratılmış,yeryüzünde O’nun rehberliğini ve sözcülüğünü yapan peygamberimizdir. Hz.Ali ise Âli ismiyle yaşadığı zaman Hz.Muhammed’in hem koruyucusu hem de damadı olarak Ehlibeyt soyunu getiren bir ismi Ali bir ismi Allah olan binbir dondan baş gösteren bir Mürşittir.

 

 

Alevilik Nedir?

Alevilik nedir tanımını yapmadan önce Alevi kime denir onun tanımını yapmamız gerekir.

Alevi; Hz. Muhammed, Hz. Ali’ye ve onların soyundan gelen yani Ehlibeyt’ten gelen nesle gönülden bağlı, ibadetlerini Ehlibeyt namazı, muharrem yası matemi (muharrem orucu) , Cem, Semah, Musahip kardeşliği, Aşure olarak yapan, Aslı ; insanlık ve doğruluk, Cevheri; yumuşak huylu olan, Hazinesi; bilgi olan , Kemali; marifet sahibi olan, Meyvesi; dostluk ve sevgi olan her dine, millete, mezhebe, her düşünüş ve inanışa, görüşe kıymet veren, “din” ve şeriat adına toplumun kandırıldığı uydurma bilgilerden, hurafelerden sıyrılmış, vahdet-i vücut (varlık birliği) inancına sahip, yetmiş iki millete aynı gözle bakan Alevilik yani insanlık yolunun bir neferidir.

Alevi terimi yukarıda görüldüğü gibi her şeyden önce dinsel ve inançsal bir anlam taşımaktadır. Bir üst isim olarak kullanılan Alevi terimi, içerisinde birçok alt topluluğu barındırmaktadır. Alevi teriminden önce bu topluluk için Kızılbaş, Rafızi, Güruhu Naci ,Torlak, Taifeyi Bektaşiyan gibi isimler kullanılmaktadır.

Alevilik; Hâk Muhammed Ali , Oniki İmam ve EhliBeyt sevgisini temel alan bir inanç ve ibadet yoludur. Çünkü Alevilik inancı insanın yaşamı boyunca, Hak ile bütünleşmesini amaçlayan kıldan ince, kılıçtan keskin bir yolda yürümesini, eline diline ve beline sahip olup, hak yemeden hak yedirmeden, sevgi ,saygı hoşgörü, insanlık yolundan ilerleyerek, insanın kendini bilmesini ve kendini arayıp bulmasını, hakkın yarattığı her canlıya değer vermesini hedef alır.

Alevilik; İslam’la ilgisi olmasına rağmen Alevilik İslam’da Sünni ve Şia anlayışından oldukça farklı özellikler taşımaktadır.

Alevilik; salt Hz.Ali’yi sevmekten ibaret değildir! Aleviliğin kendine has inançları, ibadet ritüelleri sosyal yapıları ve kurumları vardır. Bu inançlara sahip olmayan ve ibadetlerini yerine getirmeyen bir kişi gerçek manada Alevi olamaz. Zahiri sığ düşünceleri ile Aleviliği kendi paradigmalarıyla yorumlayan, Aleviliği kendi dar kalıplarına sokmaya çalışan, farklı inanç potalarında asimilasyona uğratmak isteyen kişi veya kurumların olduğunu biliyoruz. Bu durum öyle vahim bir hal aldı ki artık Alevilerin dışında hatta tam karşısında olup ta Alevi kurumu kuran, Alevi olmadığı ve Alevi gibi yaşamadığı halde bir Alevi kurumunun başına geçirilen insanların amacının asla Alevi toplumuna hizmet etmek olmadığı aşikardır ki söylem ve demeçler bunun en büyük kanıtıdır.

Hak Muhammed Ali yolunun yani Aleviliğin karanlık ve çıkmaz sokaklara sokulduğu, inanç ve ibadetlerin asimilasyona uğradığı ,yolumuzun sahipleri olan Muhammed-Ali’nin isimlerinin inancımızdan yok edilmeye çalışıldığı, Aleviliğin Sünni inançtan ayrılmış tasavvufi bir yorum olarak tanımlandığı , Aleviliğin bir cemaat, tarikat, kültür ve felsefe olarak değerlendirildiği… Ayrıca ahlâki erozyonun yaşandığı, insan hak ve hukukunun sonuna kadar çiğnendiği, toplumda sevgisizliğin ve güvenin yok olduğu, birlik ve beraberliğin zedelendiği bu ahir zamanda yine bir Evliyasını bu sefer Pir Zöhre Ana’yı toplumun önüne rehber olarak göndermiştir.

1982 yılından bu yana Hakkın Velilik makamına erişen ve aralıksız 31 yıldır bu misyonu geceli gündüzlü yerine getiren Pir Zöhre Ana’nın bugün on binlerce seveni ve yoluna yürüyeni vardır. İnsanlar artık O’nun avazında toplanmakta, O’nun yol göstericiliğinde gerçek el değmemiş Aleviliği yaşamaktadır.

Mezhep, dil, din, ırk, cinsiyet ayrımı yapılmayan, Muhammed Ali yolunun sürüldüğü, Cem’lerinin yapıldığı, fakirlere yemeklerin verildiği, cenaze hizmetlerinin yapıldığı, gençlerin ve çocukların sosyal ve toplumsal olarak gelişmelerini sağlamak için faaliyetlerin yapıldığı (tiyatro, folklor, saz kursu vb.), Üniversitelerin “Tıp Fakültesi, Mühendislik, Öğretmenlik vb.” bölümlerinde okuyan gençlerimize bursların verildiği bir hizmet mekanında -ocak- Ehlibeyt Evliyası, Mürşidi olarak Ehlibeyt yolunu sürmektedir.

Allah şehidi İmam Üseyin için dünya’da yası matem tutan tek “inanç, ibadet, sevgi ve insanlık ” yolu olan Hak Muhammed Ali yolu ; Eline, diline, beline hakim olarak yetmiş iki milleti bir görmeye ve adaletin, eşitliğin, doğruluğun, hoşgörünün, birlik ve beraberliğin bir simgesi olarak geçmişteki Evliyaların rehberliğinde 1500 yıldır olduğu gibi bugün de yaşayan tek Alevi Piri Zöhre Ana ile varlığını dünya durdukça sürdürecektir.

Aşk ile…