Başbakan “Ali’siz Alevilik” sözünü bu kitaptan mı aldı

Başbakan Erdoğan, bugünkü Meclis grup toplantısında Almanya’da kendisini protesto eden 50 bin kişiye “Ali’siz Aleviler” dedi. Erdoğan’ın söylemi nefret içerikli ve karalamaya dönüktü elbette.

Peki, nedir bu “Ali’siz Alevilik” meselesi? Erdoğan’ın bu sözleriyle birlikte aklıma hemen Faik Bulut’un kaleme aldığı bir kitap geldi. Bulut, ilk baskısı Ağustos 2011’de yapılan “Ali’siz Alevilik” tezini ortaya koyduğu aynı adlı bu kitapta Aleviliğin ilk kaynakları, tarihsel kökleri, dış etkenleri, Arap-İslam, İran-İslam dünyasındaki oluşum ve gelişimini ele alıyor.

Faik Bulut, Aleviliği “İslam dışı” bir inanç, kültür ve yaşam tarzı olarak görüyor. Alevi fikriyatının “Türklük” veya “Kürtlük” ile özdeşleştirilme sini eleştirerek, Türk-İslam sentezi çerçevesinde Sünnileştirmeye çalışan görüşlere sert çıkıyor.

Bulut, kimi çevrelerin “Kerbelâ kompleksi ve intikamcılığı”n dan kurtulamadığını , bilimsel metot yerine atadan kalma menkıbelerle inancın baskısı altında fikir üretildiğini ileri sürüyor. Bu görüşlerin aksine Alevileri aydınlanmaya götürecek yolun, Şeriat ve irticanın her türüne karşı bilimsel, çağdaş ve açık tavır almaktan geçtiğini savunuyor.

Alevilerin kafasındaki Hz. Ali imajını zedelememeye çalışıyor Bulut. Bir yandan da “Gerçek Ali” ile “Efsane Ali” kavramlarını ortaya atıyor ve bunu net bir çizgiyle açıklamaya gayret ediyor. 4. baskısını yapan kitap Aleviler arasında da dönem dönem tartışılıyor.

Yüzlerce referans kaynak ve bine yakın dipnot içeren Faik Bulut’un bu tezi ve çalışması kullanılış amacı farklı da olsa Erdoğan’ın bugünkü konuşmasına esin kaynağı olmuş mudur bilemiyoruz.

Ancak, bir şeyi iyi biliyoruz. Başbakan’ın mezhepçiliği körükleyen bu çıkışları tarih boyunca birlikte yaşayan halkları birbirine düşürmeye yetmez. Her dönemde zulme direnen, cumhuriyet ve laikliğin teminatlarından olan Aleviler zalime boyun eğmezler.

Şenol Çarık

Odatv.com

Erdoğan’ın Hedefinde bu kez Pir Sultan Abdal var

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AKP grup toplantısında partisinin TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Erdoğan; gerçekleştirdiği miting sırasında onbinlerce kişinin katıldığı protesto gösterisi için “Almanya’da aynı gün toplantımızın yapıldığı muhteşem salonun yakınından bir nehir geçiyor; nehrin karşı tarafında da oradaki Ali’siz Alevilere orada miting yapma izni veriyorlar. Bizim yaptığımız veya yapacağımız o toplantıyı acaba nasıl sabote ederiz bunun gayreti içindeler. Bunlara rağmen Alman yönetimi orada tedbirlerini iyi almıştı. Aynı anda bizim toplantımızın olduğu bölgeye yakın 5 ana merkezde o gün bize karşı gruplar toplantı yaptılar” dedi.

“AÇILIN KAPILAR ŞAH’A GİDELİM DİYE MEDET ARAMA DÖNEMİ ASIRLAR ÖNCESİNDE KALMIŞTIR”

Başbakan Erdoğan’ın konuşmasında Pir Sultan Abdal’ın “Açılın kapılar Şah’a gidelim” şiirine gönderme yapması dikkat çekti. Erdoğan “Biz defalarca reform yaptık, daha da yapacağız. Normalleştikçe ülkemiz, asırlardır devam eden sorunlar tek tek ortadan kalkıyor. Bütün anlamsız yasaklar, kısıtlamalar, biz Alevi kardeşlerimizin sorunlarını bir istismar olarak kullanılmasına asla izin vermeyiz. Hızır paşalar asırlar öncesinde kalmıştır. Açılın kapılar Şah’a gidelim diye, medet arama dönemi de asırlar öncesinde kalmıştır” ifadelerini kullandı.

ERDOĞAN: SOMA’YA ALEVİLERİ GÖTÜRDÜLER

Erdoğan, Soma’da yaşananlar ile ilgili olarak ise; “Alevi vatandaşlarımızı sağdan soldan toparlayıp Soma’ya getiriyorlar. Neden? Bu defa da Soma’yı karıştıracaklar” ifadelerini kullandı.

“TERÖRÜN İÇİNE SOKULAN YENİ BERKİN’LERİN…”

Başbakan Erdoğan, “Bu aziz millet hiçbir zaman Alevi, Sünni çatışmasına prim vermedi. Yaşanan onca tahrike rağmen Allah’a sonsuz şükürler olsun, oyuna gelmedi. Sadece oyuna gelmemek yetmez. Biz yeni Burakcan’ların, terörize edilen, terörün içine sokulan yeni Berkin’lerin, Okmeydanı’ndaki olaylarda maalesef ölen Uğur’ların, Ayhan’ların da yitip gitmesine tahammül gösteremeyiz”dedi.

Erdoğan şunları kaydetti:

“100 yıldır aynı bayat senaryoyu Türkiye’ye saldırmak için kullanıyorlar. 100 yıldır Türkiye’yi yerinde saydırmak, meşgul etmek, zayıflatmak için kullanıyorlar. Biz bu bayat senaryonun dışarıda yazıldığını, desteklendiğini söylediğimizde birileri çıkıyor hedefi saptırmaya çalışıyor. Allah aşkına Okmeydanı’nda olayların başını çeken eli kanlı terör örgütünün dışarıdan desteklenmediğini söyleyecek olan, yerli bir örgüt olduğuna inanan var mı? Bunların nerelerden beslendiğini hepimiz biliyoruz. Nerelerde korunduklarını, kollandıklarını biz çok iyi biliyoruz.

Aradan eli kanlı örgütler, istismarcılar ve tahrikçiler çekildiğinde her mesele çözülecek. Birileri yarayı derinleştirmeye çalıştırırken biz yaralara şifa olmanın, şifa bulmanın gayreti içerisindeyiz. Alevi vatandaşların bu yaşananlardan rahatsız olduğunu biliyorum. Alevi vatandaşlarımız, aradaki istismarcılara, ikiyüzlü siyasetçilere prim vermesinler. Onları istismar ederek Türkiye üzerine karanlık senaryolar yazanlara dikkat etsinler.

Bu aziz millet hiçbir zaman Alevi, Sünni çatışmasına prim vermedi. Yaşanan onca tahrike rağmen Allah’a sonsuz şükürler olsun, oyuna gelmedi. Sadece oyuna gelmemek yetmez. Biz yeni Burakcan’ların, terörize edilen, terörün içine sokulan yeni Berkin’lerin, Okmeydanı’ndaki olaylarda maalesef ölen Uğur’ların, Ayhan’ların da yitip gitmesine tahammül gösteremeyiz.”

“HDP NEREDESİNİZ”

PKK tarafından kaçırılan çocuklar hakkında BDP ve HDP’ye seslenen Erdoğan, “Ey BDP ey HDP neredesiniz?…Bunların da adreslerini, nerede rehin olduğunu iyi biliyorsunuz. Alıp geleceksiniz. Alıp gelmediğiniz takdirde bizim de b, c planımız devreye girer” dedi.

Odatv.com

Alevi Sözleri-En güzel Hz.Ali Sözleri

Alevi Sözleri-En güzel Hz.Ali Sözleri

Verilen söz zamanında yerine getirilmesi gereken bir borçtur. 

Hikmet sahibi kişilerin sözleri doğruysa ilaçtır, yanlışsa hastalıktır. 

Eğer ilim, ümit ile olsaydı, dünyadaki bütün insanlar alim olurdu. 

Halka hürmet edenler hürmete mazhar; halkı tahrik edenler hakarete layık olurlar. Halka saygınlık veren kişi, saygın tutulmuştur. Halkı küçümseyenlerse saygı görmemişlerdir. 

Kamil mü’min gizli şükür eder, belaya karşı sabır eder, ümid halinde iken bile korkar. 

Öyle bir devir ki hiçbir arkadaşın senden hoşnut değil ve öyle bir devir ki hiçbir dostun sana dürüst ve gerçek dost değil.

Hased eden daima hastadır, cimri insan, daima fakirdir. 

Terbiyesizlikle kendisini düşüreni, soydan gelme asalet yükseltemez. 

İnsan, hem hüviyeti, hem Hakikatı ile insandır. 

Allah için seven bir kardeş, en yakından daha yakın, anne ve babalardan daha merhametlidir. 

Hiç kimsenin hatasını yüzüne vurmayınız. O hatayı işleyene hatasını, başka birini misal göstererek anlatınız. 

İnanan insanın yüzünde güleçlik vardır, kalbindeyse hüzün. Gönlü herşeyden geniştir, nefsi herşeyden alçak. Yücelikten nefret eder, şöhrete düşmandır, gamı gussası uzundur, düşünmesi derin, susması fazladır. Vakti yoktur, çok şükreder, çok sabreder, düşünceye dalmıştır. İhtiyacı olanları görünce, kendi ihtiyacını hatırlamaz bile. Huyu güzeldir, geçinmesi hoş ve yumuşak. Şeref bakımından serttir, huy bakımından alçak. 

Gerçekleri söylemekten korkmayınız. 

Kendini cömertliğe alıştır ve her ahlakın en iyisini seç; çünkü iyilik alışkanlık haline gelir. 

Yanlışını gününde görüp nefsine sitem edersen yanlışın faydaya dönüşür. Dünde kalan yaşam geçmişle yok olur gider. 

Haya ve cömertlik, ahlakların en efdalidir. 

Herhangi bir işte acele etme, hataya düşersin. 

Sana karşı iyilik yapanlara ve teşekkür etmesini bilenlere iyilik et. 

Takiyyeci Alevilerin Ali’si

Takiyyeci Alevilerin Ali’si-Barış Aydın

Tarih tanıktır. Pir Hallac-ı Mansur ve Nesimi’nin derisini yüzenler, Pir Kalender Çelebi güçlerini bölenler, Pir Sultan Abdal’ı taşlayanlar, Pir Ali Şer’i katledenler, Pir Seyit Rıza’ya ihanet edenler kendi aslını inkâr eden “esas Müslüman biziz” diyen işbirlikçi Alevilerdir. Tarihimizde ders çıkarmak zorundayız. Alevilik korkakların, namertlerin, kendi aslını inkâr edenlerin, takiyye yapanların inancı asla değildir. Aleviyiz Müslüman değiliz asla.

TAKİYYECİ ALEVİLERİN ALİ’Sİ?

Bilmeyen ve bilmediğini bilmeyen; o aptaldır, ondan uzak dur…
Bilmeyen ve bilmediğini bilen; o basit bir insandır, ona öğret…
Bilen ve bildiğini bilmeyen; o uykudadır, onu uyandır…
Bilen ve bildiğini bilen; o akil insanıdır, onu takip et”…

Alevilik akıl ve insan eksenli bir inançtır. İnsanı anlamak ve açıklamak için sadece akla başvurmasını ister. Akılla izah edilmeyen hiç bir şey Alevilikte yer edinemez. İnsanın günlük yaşamında kendisine yabancı olan her şey Aleviliğe de yabancıdır. Alevilikte “La Mekân” yoktur. Buna rağmen ısrarla birileri Aleviliği hurafelerle dizayn etmek istiyor. Bazı alevi aydınlarımız da her ne kadar Alevilik insan eksenli bir inançtır deseler de takiye yapmakta sınır tanımaz oldular. Aleviliği tarif ederken akıl ile izah edilemeyecek söylemlerde bulunuyorlar.

Aydın olmanın sorumlulukları ağırdır. Aydın insan inanmadığı bir şeyi söylemez. Aydın insan güce göre şekillenmez. Aydın insan dürüst insandır. Dürüst insan bir ömür “Doğruya doğru, eğriye eğri” diyebilmektir. Kendinden sonraki nesillere iyi bir miras bırakmak istiyorsa, birinci koşulu, inandıklarını söylerken, yani saf tutarken koşullar ne olursa olsun asla takiyye yapmaz. Bu aydın insanın doğasında vardır. Takiyye yapanlar her şeyden önce kendisine saygısızlık yapmış olur. Bilmelidir ki; her yaptığı takkiyenin de zamanı geldiğinde bir bedeli olacaktır.

Aleviler bugün tarihi bir dönemeçten geçiyorlar. Aydınlarımıza büyük sorumluluklar düşmektedir. Yavuz Selim katliamından sonra yaklaşık beş asırdır Alevileri Müslümanlaştırm ak için uyguladıkları asimilasyon politikası bugün hâlâ da devam ediyor. Devletin gerici çağdışı zihniyetine karşı, Aleviler inançlarına sahip çıkarak devletin bu kirli oyununu boşa çıkarmaya çalışırken, inançlarıyla da yüzleşmeye başladılar. Bugüne kadar “esas Müslüman biziz” söylemi takiyyeden başka bir şey olmadığının farkına vardılar. Aleviler bugüne kadar zamanı değildir bekle gör politikası güden gerçekleri yazmayan Takiyye yapan aydınları sorgulamaya başladılar.

Bundan 5 yıl önce ‘Aleviler Müslüman olabilir mi?’ diye yazmış olduğum makaleyi yayınladıktan sonra gençler tarafında olumlu karşılanırken, Aleviliği geçim kaynağı olarak gören kendilerine “esas Müslüman biziz” diyen Alevilerin saldırılarına maruz kaldım. Sanal âlemde aleyhimde karalama kampanyaları başlattılar. Kolay değildi, yaklaşık beş asırdır “esas Müslüman biziz” diyen Alevilere biz Müslüman değiliz demenin elbette ki bir bedeli olacaktı. Açıkçası saldıracakların ı, hakaret edeceklerini tahmin ediyordum. Yapılan hakaretlerden üzülmedim mi, elbette ki üzüldüm. Pirimiz Pir Sultan diyor ya ‘Dostun gülü yaralar beni’

Bugün ise gelinen aşamada Alevi gençliği inancıyla yüzleşiyor. Okuyan araştıran inancı ile yüzleşen, tarihini sorgulayabilen hurafeci anlayışlarla hesaplaşan gerici İslami anlayıştan arınan İslami değil 4 kapı 40 Makam öğretisini ile donanan bir Alevi gençliği yetişmektedir. Alevi gençliği Aleviliğin İslam’la bir alakası olmadığını görüyor ve bu anlayışı sorgular hale geldi. “esas Müslüman biziz” söylemi Alevileri asimile etmek için Osmanlılar tarafında tezgâhlanmış bir yalan olduğunun farkına vardılar. Aydınlarımız ve alevi kurumları ise bu gerçeği bilmelerine rağmen, bedel ödemeyi göze alamadılar. Yeni yeni yazmaya başladılar. Alevi kurumları ise hala takiyye yapmaya devam ediyorlar. Gençlik ise bu durumdan hoşnutsuz. Müslüman olmadıklarını yüksek sesle dile getirmeye başladılar. Alevi Kurumları ise tartışmaların dışında kalmaya çalışsalar da gittikleri alanlarda kendilerini tartışmaların içinde buluyorlar. İnancı ve tarihi ile yüzleşen donanımlı gençlik karşısında Müslüman olmadıklarını söylemek zorunda kalıyorlar.

Bu olumlu gelişmeler takiyye yapan aydınlarımızı da cesaretlendirdi . Daha düne kadar zamanı değildir bekle gör politikası izleyen aydınlarımız bugün bizim çağırdığımız Ali; Arap Ali değildir demeye başladılar. “Hakk- Muhammed- Ali” algısını Ay ve Güneş anlamına geldiğini söylüyorlar. Bu arkadaşlarımız yine de samimi davranmıyorlar. İki yanlış bir doğru etmiyor. Bu anlayışın kendisi Alevilerle Müslümanları karşı karşıya getiriyor. En önemlisi Bu anlayışın kendisi hem Alevilere hem de Müslümanlara hakarettir. Takiyye yapmaktan vaz geçin. Samimi olun ve kim olduğunuzu doğru dürüst tarif edin. Güce göre değil doğrulara ve Alevi inancına göre şekillenin. Aksi takdirde tarih sizleri de yargılayacaktır .

Alevi kurumlarımız ise yeniden yapılanmalıdırl ar. Bugüne kadar yapılan yanlışlarla mutlaka yüzleşmelidirle r. Her ağaç kendi kökü üzerinde yükselir. 4 Kapı 40 Makam öğretisine göre şekillenmek zorundasınız. Artık İslami söylemlerden vaz geçmelisiniz. Aleviler biz aleviyiz Müslüman değiliz demedikten sonra kimse ciddiye almaz ve hiç bir hakta alamazlar. İnancımız ve tarihimizle yüzleşmek zorundayız. Bu süreç biraz sancılı olabilir. Bu süreci hep birlikte göğüslemek zorundayız. Kazanan aleviler olacaktır. Aleviler gerçek anlamda inançlarıyla yüzleşecekler. Bunu başarmak zorundayız. Başaramadığımız takdirde Aleviler bölünmeye devam edecekler. Alevilere yönelik baskılar daha da artacaktır. Buda sistemin işine gelecektir. Dün olduğu gibi Alevileri birbirine düşürecektir.

Tarih tanıktır. Pir Hallac-ı Mansur ve Nesimi’nin derisini yüzenler, Pir Kalender Çelebi güçlerini bölenler, Pir Sultan Abdal’ı taşlayanlar, Pir Ali Şer’i katledenler, Pir Seyit Rıza’ya ihanet edenler kendi aslını inkâr eden “esas Müslüman biziz” diyen işbirlikçi Alevilerdir. Tarihimizde ders çıkarmak zorundayız. Alevilik korkakların, namertlerin, kendi aslını inkâr edenlerin, takiyye yapanların inancı asla değildir. Aleviyiz Müslüman değiliz asla.

Hazreti Ali’den Özlü ve Güzel Sözler

Hazreti Ali’den Özlü ve Güzel Sözler metnini hazırlayan Sayın Kazım Balaban’a ve bunları bana göndermek inceliğini gösteren Sayın Ali Kaykı’ya bu satırlardan teşekkür etmeyi bir borç biliyorum.

Tags: hz ali sözleri, hz ali sözleri, alevi sözleri, alevi sözleri hz ali, hz ali sevgi sözleri, hz ali sözleri facebook

Fasık ve günahkar kimselerle arkadaş olmaktan kaçın, çünkü kötülük kötülüğe kavuşur.

Faziletlerin başı ilimdir.

Fazilet sahibinin kıymetini, ancak fazilet sahibi bilir.

Fazla yemek ve yemek üstüne yemekten kaçının. Zira fazla yiyen kimse fazla hasta olur.

Fırsat karınca yürüyüşü ile gelir, yıldırım hızı ile gider.

Fırsat yaz bulutu gibi gelip geçer, elinize geçtiğinde faydalanmasını bilin.

Fikir çatışmalarından hakikat çıkar.

Fikir sahibi her şeyden ibret alır.

*************** *************** ***

Garip, dostu olmayan kimsedir.

Gazap ve öfkeden kaçınınız. Çünkü onun başlangıcı delilik ve sonu ise pişmanlıktır.

Gece ile gündüz seni işlerler. Onları sen işle. Onlar her gün senden bir şey koparıyor, sen de onlardan bir şey koparmaya bak.

Geçimini mertçe kazanmaya çalış. Nefsini alçaklıktan koru ki, fakir olsan bile şerefli kalasın.

Gençlik günlerini düşünmek, hasrettir.

Gerçek bilgin, bildiklerinin bilmedikleri yanında daha az olduğunu anlayandır.

Gerçek dost, sıkıntı zamanında imdada yetişendir.

Gerçek dostlar çok vücutlu, tek kalpli varlıklardır.

Gerçek karşısında öfkelenmek ayıptır.

Gerçekle savaşan, elbette alt olur gider.

Gerçekleri söylemekten korkmayınız.

Gereksiz şeylerin peşinden koşan gerekli şeyleri kaçırır.

Gözleri kör olan birisine doğanın ne kadar güzel olduğunu anlatamazsınız.

Güleryüz göstermek, cömertlik yerine geçer.

Güleryüz, dostluk yaratır.

Günah işlememek, tövbe etmekten daha iyidir.

Günaha alt olarak üstünlük bulan, üstünlük elde etmemiştir, şerle üst olan alt olmuştur.

Günahın en kötüsü, hafife alınan günahtır.

Güzel bir siyaset, iktidarı sürekli kılar.

Güzel huy, bir ganimettir.

*************** *************** ***

Haddini bilen kimse, hakaret görmez.

Halka karşı daima içinizde sevgi ve nezaket besleyin. Onlara bir canavar gibi davranmayın ve onları azarlamayın.

Halkın güvenini kazanın ve onların iyiliğini istediğinize kendilerini inandırın.

Hakiki dost sıkıntılı zamanlarda, senin gurur ve izzet-i nefsini kırmadan, sana yardım edenlerdir.

Haksız kazanç ve ahlaksızlıklara düşmemeleri için memurlarınıza yeterince maaş ödeyiniz.

Haksızlık önünde eğilmeyiniz. Çünkü haksızlıkla beraber şerefinizi de kaybedersiniz.

Haksızlıklara isyan etmeyenler, onlardan gelecek her musibete katlanmalıdır.

Halk için en büyük felaket, düşünce ve bilim adamlarının düşük ahlaklı kimseler oluşudur.

Halka hürmet edenler hürmete mazhar; halkı tahrik edenler hakarete layık olurlar. Halka saygınlık veren kişi, saygın tutulmuştur. Halkı küçümseyenlerse saygı görmemişlerdir.

Halkın önderi olmak isteyen biri önce kendisini ıslah etmeli, daha sonra başkalarını ıslah etmeye başlamalı ve söz ile diğerlerine edep öğretmeden önce güzel davranışı ile onlara edep öğretmelidir.

Hayat kötülüklerle insan arasında perdedir.

Hayatın karşına çıkardığı müşkül hadiselere sabır ve tahammül et. Onları hiç kimseden bilme ve hiç kimseye karşı kalbinde bir adavet besleme; hiç kimseye hiddet ve şiddet gösterme. Bu suretle hareket edersen en büyük müşkülleri bile yenersin ve sen de “insan-ı kamil” mertebesine erersin.

Hayrı yapan, hayırdan da hayırlıdır; şer isteyense şerden de kötüdür.

Her huyun en iyisini kendin için seç.

Her kim bana bir harf öğretse, ben ona kul köle olurum.

Her kişinin değeri, yaptığı güzel işiyle ölçülür.

Herhangi bir işte acele etme, hataya düşersin.

Herkes için tatlı ya da acı bir son vardır.

Herkesin değeri, onun himmeti kadardır.

Herşey akla muhtaçtır, akıl da eğitime.

Herşeye ibretle bakın ve gördüklerinizde n ibret alın.

Herşeyin bir belası vardır ve iyiliğin belası da kötü arkadaştır.

Herşeyin en iyisi, en yeni olanıdır; ama dostların en iyisi, en eskileridir.

Herşeyin sonunu uzun uzun düşünen ve bir türlü karar veremeyenlerden ,
şecaat ve cesaret namına hiçbir şey beklenemez.

Hırs seni kul etmesin, Allah seni hür yarattı.

Hırs ve tamah, yorgunluk ve meşakkatin anahtarıdır.

Hızlı yükselenlere imreniliyor. Oysa en hızlı yükselenler toz, duman, saman ve tüydür.

Hiçbir süs edep kadar güzel değildir.

Hiçbir zaman vaadinizden ve sözünüzden dönmeyiniz.

Hiç kimsenin hatasını yüzüne vurmayınız. O hatayı işleyene hatasını, başka birini misal göstererek anlatınız.

Hiçbir işte lüzumundan fazla aceleci olma. Dikkatli davranış sahibi olanlar, kendilerini bir çıkmaza girmekten muhafaza etmiş olurlar.

Hikmet sahibi kişilerin sözleri doğruysa ilaçtır, yanlışsa hastalıktır.

Hoş geçinmek aklın yarısıdır.

Huzur ve barışçıllığı arkadaş edinmişe yakınlaş, arkadaşlığından mutlu olmadığın kişiden uzak ol.

*************** *************** ***

İbret alınacak şeyler ne çok, ibret alanlarsa ne az.

İhtiras; feyiz ve kemalin en büyük düşmanıdır.

İhtiraslı kimse bütün dünyaya sahip olsa da yine fakirdir.

İhtiyarlığın, ölüm habercindir.

İki şey vardır ki sonu bulunmaz; ilim, akıl.

İki şey vardır ki yitirmeden kadri bilinmez; gençlik ve afiyet.

İki yüzlü insanlardan uzaklaşınız. Zira iyi vaktinizde etrafınızda dönüp dolaşırlar. Kötü vaktinizde derhal sizden kaçarlar.

İki yüzlünün dilinde tat, kalbinde fesat gizlidir.

İktisatlı olmayla ihtiyaçların yarısı giderilebilir.

İlim bayrağımdır, nereye gitsem benimledir; kalbim ilim ile doludur, sanma ki boş bir sandıktır.

İlim bütün iyiliklerin anahtarıdır.

İlim hiçbir servet ile satın alınmaz. Onun içindir ki, bir cahil ne derecede zengin olursa olsun, en fakir bir alim ile mukayese olunmaz.

İlim maldan hayırlıdır: İlim seni korur, malı sen korursun. Mal vermekle azalır, ilim öğrenmekle artar. İlim hakimdir, mal ise mahkum. İlim sahibi cömert olur, mal sahibi cimri olur. İlim ruhun hakimidir, ilim sahibi cömert olur, mal sahibi cimri olur. İlim ruhun gıdasıdır, mal ise cesedin gıdasıdır. Mal uzun zaman sürecinde tükenir, ilim ise tükenmez ve eksilmez. İlim kalbi aydınlatır, mal ise kalbi katılaştırır. İlim peygamberlerin, mal ise eşkiyaların mirasıdır.

İlim meclisi cennet bahçesidir.

İlim tükenmez bir hazine, akıl eskimek bilmez bir elbisedir.

İlimden başka herşey azaldıkça değeri yükselir, ilim ise çoğaldıkça değeri yükselir.

İlmin bereketi güzel ameldir.

İlmin veraseti olmaz, ölülerinizin kemikleriyle övünemezsiniz.

İlmini saklayan cahil gibidir.

İnanan insanın yüzünde güleçlik vardır, kalbindeyse hüzün. Gönlü herşeyden geniştir, nefsi herşeyden alçak. Yücelikten nefret eder, şöhrete düşmandır, gamı gussası uzundur, düşünmesi derin, susması fazladır. Vakti yoktur, çok şükreder, çok sabreder, düşünceye dalmıştır. İhtiyacı olanları görünce, kendi ihtiyacını hatırlamaz bile. Huyu güzeldir, geçinmesi hoş ve yumuşak. Şeref bakımından serttir, huy bakımından alçak.

İnat kötülüklerin kaynağıdır.

İnatçılık insanın aklına zararlıdır.

İnatçılık savaş ve düşmanlığa yol açar.

İnatçılığın zararı herşeyden çoktur.

İnsaf ihtilafı giderir ve arkadaşlığa yol açar.

İnsanı vaktinden önce yıpratan bir şey varsa o da tembelliktir.

İnsan belayı dilden bulur.

İnsan cahil olduğu şeyin düşmanıdır.

İnsan dün bir tohumdu, yarın toprak olacak.

İnsanda dil olmazsa, insan söz söylemezse, surete bürünmüş bir varlıktan yahut başıboş bırakılmış otlayan bir hayvandan başka ne olabilir ki?

İnsandaki edep, onun altınından daha iyidir.

İnsanın en şiddetli düşmanı gazabıyla şehvetidir.

İnsanın değeri, önem verdiği şeye göredir.

İnsanın dilekleri kendisine yakındır. Her şeyden çok insana yakın olansa ölümdür.

İnsanın kendisine iyilik edeni övmesi, iyiliği arttırır.

İnsanın kişiliğini sözü teyid eder.

İnsanın kurtuluşu doğruluktadır.

İnsanın tevazu sahibi olması, kendisine ikram getirir.

İnsanlar yaşarken uyur, ölürken uyanırlar.

İnsanlara faydası olmayanı ölüler arasında say, git.

İnsanları alçaltan ve nihayet mahveden üç şeyden birincisi hasislik, ikincisi servet düşkünlüğü, üçüncüsü ise bencillik ve kibirdir.

İnsanların değerlerini ölçmek için değerli olmak gerek.

İnsanların en acizi insanlardan kardeş edinemeyenidir. Bundan daha acizi de kardeş edindikten sonra onu yitirendir.

İnsanların en alçağı haksız yere başkalarına hakaret edendir.

İnsanların en güçsüzü dost bulmada güçlük çekendir, ondan daha güçsüzü ise, dostlarını yitirip yapayalnız kalandır.

İnsanların en fazla bağışlaması gerekeni, ceza vermeye en fazla gücü yetenidir.

İnsanların güzel edebe, altın ve gümüşten daha çok ihtiyaçları vardır.

İnsanların kalbi vahşi ve başıboştur; kim onlarla ilgilenirse onlara doğru cezbolur.

İnsanların kıymeti, yaptıkları iyilikler ile ölçülür.

İnsanların solukları ecellerine doğru attıkları adımlardır.

İnsanlarla öyle geçinin ki öldünüz mü ağlasınlar size; sağ kaldınız mı sevgiyle çağırsınlar sizi.

İşlerin en zoru alışkanlığı terketmektir.

İyi niyetlilik gönle ferahlık, bedene esenliktir.

İyi ve kötü insana aynı değeri vermek doğru değildir, bu suretle birincisini iyilikten soğutur, ikincisini kötülük yolunda cesaretlendirir sin.

İyiliği emret ki, iyi ehlinden (iyilerden) olasın.

İyilik yapandan şüphelenmek, haksızlıkların en çirkini ve günahların en büyüğüdür.

İyilik ediniz, onun mukabilinde fenalık göreceğinizi katiyyen aklınıza getirmeyiniz.

İyilikle, hür adamı köle yaparsın.

*************** *************** ***

Kadına aşırı düşkünlük ahmakların işidir.

Kalp kör olduktan sonra gözlerin görmesinde hiçbir fayda yoktur.

Kalpler, kaplara benzer. Hayırlı olan, hayırla dolu olanıdır.

Kardeşi için kuyu kazan, o kuyuya akibet kendisi düşer.

Kendi ayıbına bakan kimse ve onu ıslaha çalışan kişi, halkın ayıbına bakmaz.

Kendi çocuğunu edeplendirdiğin şeyle yetimi de edeplendir ve çocuğunun eğitimi için yararlandığın yerden yetim için de yararlan.

Kendi görüşüyle yetinen, canını tehlikeye atmıştır.

Kendi kadrini bilen helak olmaz.

Kendin için istediğini başkaları için de iste.

Kendine reva görmediği şeyi başkasına reva gören insan kamil olamaz.

Kendisine edep yüklenen kimsenin kötülükleri azalır.

Kendini cömertliğe alıştır ve her ahlakın en iyisini seç; çünkü iyilik alışkanlık haline gelir.

Kendini güçlükler karşısında sabretmeye alıştır, çünkü haksızlıklar karşısında sabretmek en iyi ahlaktır.

Kendini tanımayan kimse kurtuluş yolundan uzaklaşarak cehalet ve sapıklık yoluna giriverir.

Kendisini beğenen ve kendisinden razı olan bir kimsenin kusur ve zaaf noktaları aşikar olur.

Kendisini beğenen ve kendisinden razı olan kimse birçok üzüntü ve acı çeker.

Kendini bilmeyen başkasını nasıl bilir?

Kınama ve azarlamada aşırı gitmek inada neden olur.

Kıskanç insan hiçbir zaman rahat ve huzur yüzü görmez.

Kıskanç kimse daima hasta olur.

Kıskançlık hasta eder.

Kıskançlık hastalıkların en kötüsüdür.

Kıskançlık ateşin odunu yediği gibi iyilikleri yer.

Kıskançlık insanın dünyasını karartır.

Kıskançlık insanın kalbi ve sinirleri üzerinde kötü etkiler bırakır ve insanı hasta eder.

Kıskançlık ruhun hapsidir.

Kıskançlık vücudu kemirir.

Kim bir işte halka öncü olursa, başkasını terbiyeye kalkmadan kendisini terbiye etmeli. Bu terbiye de diliyle öğüt vermeden önce, huyuyla öğüt vermek suretiyle olmalı. Nefsine muallim olup kendini terbiye eden kişi, insanlara muallimlik edip onları terbiye edenden daha fazla ululanmaya değer.

Kim halkın ayıplarını görür, onları kınar, fakat kendisi de o işleri yaparsa, ahmağın ta kendisidir.

Kimin söylediğine değil, ne söylediğine bak.

Kişi bilmediğinin düşmanıdır.

Kişi dili altında saklıdır. Konuşturunuz, kıymetinden neler kaybettiğini anlarsınız.

Kişinin karşılaşacağı bütün sorunların kolay olması beklenemez, bazılarının kolay olmasının yanında bazıları zor olacaktır.

Kişinin yapısını oluşturan öz iyi değilse, o kişinin ağzından iyi sözler çıkmaz.

Kitaplar, bilgi sahiplerinin bahçeleridir.

Konuşun da tanışın, çünkü insan dilinin altında gizlidir.

Kötü alışkanlıkları terketmek, en büyük ibadetlerdendir .

Kötü evlat, insanın en büyük musibetlerinden dir.

Kötü evlat, ailenin şerefini yıkar ve geçmişine leke sürer.

Kötü evlat anne ve babanın şerafetini yok eder ve geriye kalanları rezil eder.

Kötü huylarını terk et. Halkın hürmetlerine mazhar olursun.

Kötü insanlarla oturup kalkmak, iyi insanlar hakkında su-i zan doğurur.

Kötü zanlı olup, dostlarını elinden çıkarma.

Kötülükten çekinmek, iyi bir iş yapmaktan yeğdir.

Kutsal görevinizin yoksul, sakat ve yetimlere bakmak olduğunu hiç aklınızdan çıkarmayın. Memurlarınız onları incitmesin, onlara kötü davranmasın. Onlara yardım edin, koruyun ve yardıma ihtiyaç duydukları her zaman huzurunuza çıkmalarına engel olmayın.

Küçük bir insandan gelen büyük bir fikri küçümseme.

Küçüklükte soru soran kimse, büyüdüğünde cevap veren biri olur.

*************** *************** ***

Mal çokluğu kalpleri bozar, günahları doğurur.

Mal, isteklerin temelidir.

Mal-mülk toplayıp biriktirme, kime topladığın bilinmez.

Mal-mülk insanın gözünü doyurmaz, kalp zenginliğine çalış.

Malından vermeyeni zenginlerden sayma.

Marifetlerin en üstünü insanın kendisini tanımasıdır ve en büyük cahillik ise insanın kendini tanımamasıdır.

Mazideki esefli ve üzüntülü olaylarla kalbini doldurma, gelecekle uğraşmaya zaman bulamazsın.

Mazluma yardımcı ol, zalime düşman kesil.

Mazlumun öç alma günü zalimin zulmettiği günden daha korkunçtur.

Memurlarınızı seçerken zalim yöneticilere hizmet etmemiş ve devletin suçlarından ve zulümlerinden sorumlu olmamış bulunmalarına dikkat ediniz.

Memurlarınızın hareketlerini kontrol ediniz ve bunun için güvendiğiniz samimi kişileri kullanınız. Mektuplar ve müracaatlara bizzat kendiniz cevap veriniz.

Midenizi fazla hayvan mezarlığı yapmayınız.

Milletlerin ölçü ve terazisi adalettir.

Mutlu ile arkadaş olan mutlu olur.

Mükemmel insan eksiklerini ve kusurlarını bilendir. En kötüsü ise insanların doyumsuz isteklerin ve hırsın peşine düşmesidir.

*************** *************** ***

Namus, güzelliğin sadakasıdır.

Ne kadar tenha bir yerde olursa olsun bir fenalık yaparken, seni hiç kimsenin görmediğine hükmetme. Seni mutlaka bir gören vardır. O da Allah’tır.

Ne yüksek mevki ile sevin, ne de düşkün olduğuna üzül.

Nefsine hakim olman en üstün güç, kudrettir. Ona buyruk yürütmen en hayırlı emarettir.

Nerede bir bilgin görürsen, hemen buyruğunu kabul edip hizmetine gir.

Nice kan vardır ki, onu dil döker.

Nice zengin vardır ki, yoksuldan da yoksuldur; nice büyük kişi vardır ki, her aşağılık kişiden de aşağıdır, nice yoksul vardır ki, bütün zenginlerden daha zengindir.

*************** *************** ***

Oyun hayranı biri saadete eremez.

*************** *************** ***

Ölüm cebimizde bize hep eşlik etmektedir, neden cahillerde feryadla karşılanır, ölüm neden böyle şaşkınlık yaratır?

Öfke delilikten bir bölümdür. Çünkü sahibi nadim olur, nadim olmuyorsa deliliği adamakıllı pekişmiş demektir.

Öfke gücünü izleyecek olursan seni helak eder.

Öfke korkunç bir ateştir. Onu bastıran ateşi söndürür, yapamayan içinde yanıp gider.

Öfke kötü bir arkadaştır. Kusur ve çirkinlikleri açığa çıkarır, insanı kötülüğe yakınlaştırıp iyilikten uzaklaştırır.

Öfke ve kızgınlıktan koru kendini. Çünkü başlangıcı delilik, sonu pişmanlıktır.

Öfkeden kaçın, sakın öfke sana galip olup alışkanlık haline gelmesin.

Öl de alçalma, azı yeter bul da yüzsuyu dökme. Çalışıp da bir şey elde edemeyen oturunca hiçbir şey elde edemez.

Öldükten sonra yaşamak isterseniz kalıcı bir eser bırakınız.

Ölümü unutmak, kalbi paslandırır.

Ölümü unutmayan, güzel şeylere tutkun olur.

Ölümün belirtisi doğmaktır.

Önder önce kendini eğitmeli, sonra diğerlerini. Önce kendi edebiyle örnek olmalı, sonra öğüt ve nasihatla.

Övünmeye değer şeyler güçlü akıl, utanma, nefsinden sakınma ve eğitimdir.

Öyle bir devir ki hiçbir arkadaşın senden hoşnut değil ve öyle bir devir ki hiçbir dostun sana dürüst ve gerçek dost değil.

Öyle bir kimseyi dost tut ki, aranızda kardeşlik husule gelsin ve senin bulunmadığın yerlerde, seni müdafaa etmek için düşmanlarınla pençeleşsin.

*************** *************** ***

Parçalayıcı ve yiyici yırtıcı hayvan, zalim ve zorba bir validen iyidir.

*************** *************** ***

Renkten renge giriş, inançtan inanca geçiş, ahmaklığın alametlerindend ir.

Rezil kişilerin başa geçmesi, insanlara afettir.

*************** *************** ***

Sabır acılığının meyvesi zaferdir.

Sabır en güzel huy, ilim de en şerefli süs eşyasıdır.

Sabır iki türlüdür: istemediğin, hoşlanmadığın şeye sabretmek ve sevdiğin, istediğin şeye sabretmek.

Sakın başkasının kölesi olma; çünkü Allah seni hür yaratmıştır.

Sakın aile ve akrabalarının bedbahtlardan olmasına sebep olan birisi olmayasın.

Sana cefa edeni utandırman için hoşça geçinmeye çalış.

Sana niçin yaptığını sorduklarında utanacağın ve yalanlamaya kalkacağın işleri yapmaktan çekin.

Sana karşı iyilik yapanlara ve teşekkür etmesini bilenlere iyilik et.

Sana öğüt veren, sana geniş kredi açmış tüccara benzer.

Sefih olanlar lisanla dostluk gösterirler. Fakat kalbleri fesatla doludur.

Seni yalnız iyi günlerinde arayan, düşkün günlerinde senden kaçacaktır.

Seni, sende bulunmayan özellikler ve değerler icat ederek koltuklayan, bir gün gelir yapmadığın suçları da üstüne yığarak seni çekiştirmeye, çeliştirmeye kalkar.

Senin hakkında iyi zanda bulunanın zannını gerçekleştir.

Seviyesiz insanların bana cahilce sözlerine karşılık vermekten tiksinti duyarım.

Sırlarını ona buna açıyorsan başına gelecek zilletlere razı ol.

Siyasetlerin (yönetimlerin) en zoru alışkanlıkları değiştirmektir.

Sizin en kötünüz insanları çekiştirerek dostlar arasında ayrılık düşüren ve temiz insanlara kusur bulan kimsedir.

Sizler mallarınızla halkı kuşatamazsınız (onların gönüllerini hoş edemezsiniz); öyleyse açık yüzlülük ve güzel davranışınızla onları kuşatınız.

Soruya verilen cevap çoğalınca doğru gizli kalır.

Soyluluk; babaların, anaların mensup oldukları soyla boyla değil, övülecek üstünlükle kazanılır.

Söylemediğin sözün hakimi, söylediğin sözün mahkumusun.

Söyleyene bakma, söylenene bak.

Söz ilaçtır; azı yaşatır, çoğu öldürür.

Söz, ok ve mızraktan daha tesirlidir.

Söz dilinin sustuğu ve amel dilinin söylediği nasihat hiçbir kulak tarafından kovulmaz ve onun faydası ile hiçbir fayda bir olmaz.

Söz sizin ağzınızda olduğu sürece, söz sizin esiriniz, söz ağzınızdan çıktıktan sonra siz sözünüzün esiri olursunuz.

Sözün gümüş olsa da, ey nefs sükut (suskunluk) altındır.

Sözün güzelliği, kısalığındadır.

Sözünde duramayacağın bir yerde söz verme ve kefaletine vefa edemeyeceğin yerde kefil olma.

Susmak ağırbaşlılığı artırır.

Susmak, sana ağırbaşlı bir elbise giydirir ve sonunda özür dileme zorundan korur.

Sükut yalan söylemekten ve başkalarını çekiştirmekten herhalde evladır.

*************** *************** ***

Şahsınıza fenalık eden bir düşmanı affediniz. Lakin vatanınıza ve milletinize fenalık eden bir kimseyi asla affetmeyiniz.

Şehvet bir kapıdan girer, akıl öbür kapıdan çıkar.

Şer’den çekinen kişi, hayır yapana benzer; suçtan sakınan kişi, iyilikte bulunana döner.

Şeref ve namus, en büyük hazinedir. Onlara malik olanlar, hayatlarını daima memnun ve mesut geçirirler.

Şeref ve soyluluk, yüksek özellik ve niteliklerden gelir, ataların çürümüş kemiklerinden değil.

Şerefine düşkün olan kötü cevap almaktan kendini sakınır. İnsanların davranışlarını düşünerek ve gözeterek onlarla uyum içinde yaşayan kendi kişiliğini de korur.

Şerefli ve önemli bir mevkiiniz olması için bilime sarılınız.

Şiddetli istek mutluluğun en büyük düşmanıdır.

Şükür nimetlerin süsüdür.

*************** *************** ***

Tamah mihneti davet eder.

Taraf tutmayın, bazı insanları kayırmayın. Bu tür davranışlar sizi zulme ve despotluğa çeker.

Tarımla uğraşanlar devletin servet kaynağıdır ve bir servet gibi korunmalıdır.

Tecrübe fayda ile beraber gelen ilimdir.

Terbiyesizlikle kendisini düşüreni, soydan gelme asalet yükseltemez.

Tevazu gösteriniz ki, halkın hürmet ve saygısını kazanasınız.

*************** *************** ***

Uygunsuz yerlere giren, kendini töhmete kaptırır.

Utancın üstünü, insanın kendinden utanmasıdır.

*************** *************** ***

Üç şey hayatı tatsızlaştırır: kin, kıskançlık ve kötü huyluluk.

Üç şey insana hayatı zindan eder: Ağırlaşan aile yükü, borçların baskısı ve bir hastalığın sürüp gitmesi.

Üç şeyi kendinizde tutup saklayınız: cesaretiniz, bilginiz ve malınız. İnsanlar bu üç sahip olduğunuz şeye düşmandır ve o insanları ancak bu üç şeyi kaybetmeniz sevindirir.

Üstünlük taslamak ayıpların en kötüsüdür.

*************** *************** ***

Verilen söz zamanında yerine getirilmesi gereken bir borçtur.

*************** *************** ***

Ya siz bizi yok edersiniz ya da biz sizi yok ederiz. Ya da barışı daha uygun görürsünüz.

Yakınlarına yardımı bırakan, düşmanlarına yardım etmiş olur.

Yalan hıyanettir, doğruluk emanettir.

Yalan söylemenin sonu kınanmaktır.

Yalancılardan daima uzak bulununuz. Çünkü onlarla içli dışlı olur ve onlarla dolaşıp kalkarsanız, siz de yalancı olursunuz.

Yalancıların başlıca sıfatları şunlardır: Önce sana diller döker, birçok şeyler vaad eder, sonra senden vazgeçer, daha sonra da arkandan senin aleyhine birçok şey söyler.

Yalandan daha kötü bir kabahat yoktur.

Yalanlanacağınd an korktuğun bir şeyi anlatma.

Yanlışını gününde görüp nefsine sitem edersen yanlışın faydaya dönüşür. Dünde kalan yaşam geçmişle yok olur gider.

Yapman gereken hayırlı, yararlı işleri yarına bırakma. Bakarsın yarın olur da, sen olmazsın.

Yaptığın iyilikleri ve sana anlatılanları gizle.

Yaşamın tecrübeleri doğru karar verebilmeyi öğretti, öyle ki artık beni bitirmeye, yok etmeye gelen şeyleri ben bitirip yok ettim.

Yeni ilmi şeyleri öğrenmekle, kalbinizin yorgunluğunu ve rahatsızlığını giderin, çünkü kalpleriniz de vücudunuz gibi yorulur.

Yeni mal mülk edinmeden önce yığdıklarınızı kullanınız.

Yoksullar bazen çok müşkül durumlarda kalırlar. Söyledikleri sözler ne kadar doğru olursa olsun, onları dinleyenler sözlerine kulak asmazlar.

Yoksula yardımı dilenmeden yap. Sen onu el açmak zorunda bırakırsan, verdiğin sadaka ile, onun sadakadan daha değerli olan haysiyetini satmaktan kurtarırsın.

Yoksullarla otur, şükrünü artırırsın.

Yoksulluğunu gizle, yoksa itibarın sıfıra iner.

Yola düşmeden arkadaşı, eve girmeden de komşuyu sor.

Yüzünüze karşı yapılan şişirme övgüleri dinlemekten kendinizi koruyunuz. Çünkü onlar kalpleri kirletip ortalığa pis bir koku yayarlar.

Yumuşak ahlak soyluluk ve büyüklüktendir. Yumuşak huyluluğun bitmez tükenmez kaynağı ol. Kimseye asla eziyet etme, yaptığın şeyin sonuçlarını görür ve duyarsın.

Yumuşak konuş, sevilirsin.

Yüce kişinin aç kalınca, aşağılık kişinin karnı doyunca saldırısından korkun.

Yükseklik taslamak alçaltır, alçak gönüllülük yükseltir.

*************** *************** ***

Zalime gelip çatan adalet günü, mazlumun uğradığı cevir ve cefa mihnetinden çetindir. Şiddet son dereceyi buldu mu ferahlık gelir çatar. Bela halkaları tam daraldı mı genişlik yüz gösterir.

Zaman bana karşı maske takındı, beni tanımazlıktan geldi, bilmedi ki ben güne saygılıyım ve talihsizlikleri n en korkulusunu bile kolay şeymiş gibi karşılarım.

Zaman ibret aynasıdır.

Zaman kendine uymazsa, kendini zamana uyduranlar en akıllı kimselerdir.

Zaman uzasa, sonu gecikse bile sabreden mutlaka zafere ulaşır.

Zamanının bir kısmı maziye karıştı. Geride kalan günlerinin sayısı da belli değil, fırsat varken çalış.

Zamanın icaplarına uymayanlar, sürüden ayrılmış koyunlar gibi geri kalırlar.

Zayıfları ziyaret etmek alçak gönüllülüktendi r.

Zenginlik gurbette bir vatan, fakirlik vatanda bir gurbet gibidir.

Derleyen: Kazım Balaban / Viyana

Ünlü Alevi futbolcu baskıdan bıktı!

Gençlerbirliğili ünlü Alevi futbolcu Deniz Naki, sosyal medyadaki ayrılıkçı mesajlara isyan etti.

Tunceli yerine “Dersim” adını kullandığı ve koluna “Dersim 62” dövmesi yaptırdığı için özellikle Facebook üzerinden saldırıya uğrayan Deniz, “Ben doğduğumdan beri kendimi Dersimli biliyorum. Başbakan da ‘Dersim’ diyor. Bunda ne var” diye yakındı.

ÖNCE NBA, sonra da La Liga olmak üzere spor dünyası bir haftadır ırkçı saldırılarla çalkalanıyor. Bu konuda bir isyan da Gençlerbirliği’nden yükseldi! Ankare ekibinin futbolcularından Deniz Naki, kolunda yaptırdığı ‘Dersim 62’ dövmesi ve Alevi olmasından ötürü Facebook üzerinden gelen ayrımcı söylemlere isyan etti. Tepkisini yaptığı yazılı açıklamayla gösteren Deniz, Hürriyet’in sorularını yanıtladı. Genç futbolcu, “Sosyal medyadan aldığım tepkilerin benzerlerine maçlarda da maruz kalırsam Türkiye’den ayrılırım” dedi.

BAŞBAKAN DA DERSİM ADINI KULLANIYOR’

Bir yıldır Türkiye’de futbol oynadığını söyleyen Almanya doğumlu 24 yaşındaki Deniz Naki, “Kolumdaki Dersim 62 dövmesi ve Alevi kimliğim nedeniyle Facebook’tan bir aydır çok çirkin tepkiler alıyordum. İnsanlık dışı ifadeler içeren bu tepkilere hiç cevap vermeden sildim. Fakat artık cevap verme ihtiyacı duydum. Nereli olduğum sorulunca ‘Dersimliyim’ diyorum. Tunceli demiyorum çünkü ben doğduğumdan beri kendimi Dersimli biliyorum. Başbakan da Dersim diyor. Hatta Tunceli adını da değiştirecekti. Dersim olsa kime ne zararı var” dedi.

‘LİGDE BAŞKA DERSİMLİLER DE VAR AMA…’

Bu açıklamalarından sonra sahalarda da tepki görme ihtimali olduğunu belirten Deniz, “Çünkü daha önce Dersim 62 dövmesi konusunda Alman basınına konuştuktan sonra Almanya ve Türkiye’deki Türklerden tepkiler aldım. Eğer sahalarda da benzer tepkiler gelirse mutsuz olurum. O zaman iyi oynayamam ve kulübüme de faydam olmaz. 3 yıllık kontratım var ama ırkçı tepkiler alırsam Türkiye’de futbol oynamam, elbette ayrılmayı düşünürüm. Ligde başka Dersimli futbolcular da var ama benim kolumda dövme olduğu için dikkat çekiyor” dedi.

SİNAN KALOĞLU’NDAN DENİZ’E DESTEK

Dersim’e niye tepki veriyorlar?

Deniz Naki gibi Tuncelili olan eski Beşiktaşlı Sinan Kaloğlu, “Ben ifadelere takılmıyorum. Doğduğum yerin bir öz kimliği var. Sonra değiştirilmiş adı, Tunceli olmuş. Bugün kabul de görmüş. Ancak Deniz kötü bir şey yapmıyor. Buradaki şartları bilmiyor ama Dersim ve Alevi kimliğine niye tepki veriliyor” diye konuştu. Bugüne kadar kimliğinden dolayı bir tepki görmediğini söyleyen Sinan, “Aksine gittiğim her kulüpte en sevilen isim oldum” dedi.

SELÇUK 1 YIL 62’Yİ GİYDİ

F.Bahçe’nin Tuncelili futbolcusu Selçuk Şahin, 10 yıldır oynadığı sarı lacivertli takımda, memleketinin plaka numarası olan 62’yi formasında 1 yıl taşıdı. Selçuk halen 21 numaralı formayı giyiyor.

SİNAN: KALSAM GİYECEKTİM

Bir başka Tunceli kökenli futbolcu olan Sinan Kaloğlu Beşiktaş’ta oynarken değil de, ayrıldıktan sonra giittiği takımlarda 62 numaralı formayı giydi. Sinan, memleketinin plaka numarasını neden Beşiktaş’tan sonra sırtında taşıdığını anlatırken, “Bu konuda bir sıkıntı olmadı. Beşiktaş’ta 62 numaralı formayı giyecektim ama bu mümkün olamadan takımdan ayrıldım. Şimdi Mersin İdmanyurdu’nda 62 numarayı taşıyorum” dedi.

 http://www.alevi-haberleri.com/alevi-futbolcu-baskidan-bikti-h1221.htm