Muharrem Orucu 2014

Paylaş

2014 Muharrem Ayı veya Orucu , Halife Ömer’in icadı olan hicri takvime göre yaklaştı biliyorsunuz.

Hayatlarının hiç bir evresinde ne hicri takvimle, ne de Ömer’le işi olmayan hatta “Gadiri Hum’daki” meseleden ve Ehlibeyt’in başına gelenlerden dolayı nefretle andıkları , çocuklarına dahi bu ismi koymayan Alevilerin 2014 Muharrem Orucu, 25 Ekim’de başlıyor…

Doğum gününü Hicri takvime göre kutlayan var mı? Mesela bugün 17 Ekim. Önümüzdeki yıl doğum gününüzü 07 Ekim’de neden kutlamıyorsunuz ?

Ya da, Allah uzun ömürler versin babanızı bugün kaybettiniz. Tarih: 17 Ekim. 1 Yılı dolduğunda lokma vereceksiniz. O tarih 17 Ekim 2015 mi olur 07 Ekim 2015 mi?

Yine, “Emevi İslam” tarihine göre Hz.Üseyin’in şehit edilme tarihi 10 Ekim 680. Peki 03 Kasım 2014 yılında HZ.HÜSEYİN’İN ŞEHADETİ diye oruç tutacağınız kişi kim ? O yüce Şah 10 Ekim’de mi yoksa 03 Kasım’da mı şehit edildi?

Aşağıdaki takvimi inceleyiniz lütfen.

Üstte bulunan kırmızı alanda ne diyor?
10 EKİM 2014- İMAM HÜSEYİNİN ŞAHADET ANMA GÜNÜ

Altta bulunan kırmıza alanda ne diyor?
03 KASIM 2014-İMAM HÜSEYİNİN ŞAHADETİ

Biri Allah için söylesin, vicdanlara sesleniyorum; “İMAM HÜSEYİNİN ŞAHADET ANMA GÜNÜ” ile “İMAM HÜSEYİNİN ŞAHADETİ”arasındaki fark nedir?

Madem Emevi tarihini baz alıyorsunuz o zaman Kerbela Katliamı 10 Ekim 680 değil mi?

O zaman bir satırda “Anma Günü” diye yazıp hemen altında farklı bir tarihi “Şahadeti” diye yazmayı akılla, mantıkla, izanla nasıl açıklayacaksınız?

muharrem-orucu-2014

***
Hz.İmam Üseyin, Kerbela’nın solmayan gülü ve Allah’ın en değerli varlığıdır. Böyle yüce bir varlığa sağlam temeller üzerinde iman getirilir , ibadetler yapılır. Hele ki Ehlibeyt’e buğz etmiş kişilerin “devrimleri “ ile Ehlibeyt’in ibadetleri yapılmaz , yapılamaz. Çünkü bu sözde devrimler İslam adına değil Ehlibeyt’in varlığının tamamen yok edilmesi, gönüllerden silinmesi, unutulması için çıkarılmış icatlardır. Kerbela’da İmam Üseyin neden şehit edildi diye sorsanız cevap Emevi resmi tarihinin sizlere bellettiği gibi “İktidar, Saltanat ve Güç” için olacaktır. Halbu ki İmam Üseyin; Ehlibeyt Evliyası Zöhre Ana’nın bildirdiğine göre Dedesi Muhammet Mustafa’nın Kur’an’ını onlara vermemek ve korumak içindir.

Her insanın doğum ve ölüm tarihi sabit bir gündür. Her insan için durum böyleyken tarihi düşmanları tarafından yazılan Ehlibeyt’in bitmeyen yas-ı matemi olan Hz.İmam Üseyin’i her ay her gün şehit etmenin mantığı nedir?

Hz.Üseyin’in şehit edilme tarihi 15 Marttır. Bu tarihte sabittir, değişmez.

Ayrıntılı bilgi için: Ehlibeytin Yası Matem Günleri ya da zohreana.com/ehlibeytin-yasi-matem-gunleri

 

Kaynak:http://www.zohreanaforum.com/alevi-haber/54611-muharrem-orucu-2014-a.html

“Muharrem Orucu 2014” için bir yorum

  1. Derviş beyaz ocağı / Derviş Gevr Ocagi

    Seyyid Dervis Beyazin asıl adı seyyid şeyh mahmud’ül kebir olup, soyu 17. kuşaktan imam musa-i kazım’ın oğlu ibrahim’e dayanmaktadır. derviş gewr ismi ile de bilinir.

    8.imam ali er-rıza, abbasi halifesi harun reşit’ten gördüğü yoğun baskı nedeniyle, horasan bölgesine gelerek buraya yerleşir ve türkler ile akrabalık ilişkileri kurar. anadolu’ya gelerek bölgenin müslüman ve türkleşmesini sağlayan da bu akrabalık ilişkisinden ortaya çıkan ve “baba erenler” olarak adlandırılan peygamber soyundan gelen ocaklardır. anadolu’ya gelen bu seyyidlerden biri de derviş beyaz’dır.

    derviş beyaz, sultan murat hüdavendigar zamanında yaşamış ve keramet göstermiştir. günümüze kadar ulaşan şeceresinde osmanlı sultanları iii.ahmet ve i.mahmud’un mührünün yanı sıra farklı zamanlarda çok sayıda kadı ve naip’in onayı bulunmaktadır. şecerede, derviş beyaz‘ın 12 aşireti ile birlikte horasan’dan önce hıns-ı mansura (adıyaman), ardından da dersim ve çapakçur (bingöl) yöresine geldikleri belirtilir.

    sultan murat hüdavendigar’ın, seyyid şeyh mahmud’ül kebir’in derviş beyaz ismini vermesi şecere şu şekilde anlatılır:
    derviş beyaz, sultan murat’ın huzuruna çıkar, sultan kendisinden bir keramet göstermesini ister, bunun üzerine büyük bir ateş yakılır ve derviş beyaz, padişahın çuhadarı olan mehmed ağa’yı da yanına alarak ateşe girer ve orada yedi gün kalır. ateşten çıktıktan sonra sultan murat çuhadarına sorar:
    “ – ey çuhadar sen ne gördün?
    çuhadar: benim sultanım, benim gördüğüm sen dahi göreydin vücudun eriyip mahu olurdu. emma derviş gewr himmetiyle bana bir şey olmadı. ben dahi ol kadar bir od içinde bir yeşil çimenli yerdir. göl sosun, reyhan ve akarsular ve bir yanda kar ile buz çoktu. ve kendisi bir a’la beyaz köşkün üstünde bir kuş gibi otururidi. asla ateş namında bir şeyler görmedim deyu sultandan rica edüb, derviş’ten ayrılmadı vesselam, ismi mehmed ağa idi.”
    “sultan murat bazen bizzat bazen başkasının vasıtasıyla o’nun kerametlerini görmüştür. künyesi derviş beyaz’dır. lakabı kerametttir.”

    gewr farsça bir kelime olup beyaz anlamına gelmektedir. bundan ötürü bazı kaynaklarda derviş beyaz’dan derviş gewr olarak bahsedilir. bununla birlikte şecereden de anlaşıldığı üzere bahsedilen tek bir kişidir.

    şecerede imam ali’den başlayarak, seyyid şeyh mahmud’ül kebir’e gelinceye kadar olan tüm soy silsilesi sayılır. şecere şu ifade yer almaktadır:
    “hazret-i ali’den gelen bu şecere-i mübareke ilk defa imamü’l-hümam şehidler sultanı hz. hüseyin‘nin neslinden başlayarak nesilden nesile, göbekten göbeğe ve asırdan asıra on iki imam bitinceye kadar kaydedilmiştir. sonra yine nesilden nesile, göbekten göbeğe hıns-ı mansur’da ikamet eden, tekke sahibi, dünya ve ahrette bilinen meşhur seyyid şeyh mahmud’a kadar ehl-i din ve yakin alimleri huzurunda sahih eserlere dayanarak kaydedilmiştir.”

    bu ocağa bağlı seyyidlerin günümüzde yaşadığı başlıca yöreler; muş-varto, tunceli-mazgirt, bingöl-kiği, kars-göle başta olmak üzere yoğun göç etkisi nedeni ile ülke ve yurtdışına kadar birçok farklı yerdir.

    kaynak: ali yaman, kızılbaş alevi ocakları – metin küçük, seyyid derviş beyaz ocağı ve şeceresi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir