Ders kitabında Arap Alevilerinin ötekileştirilmesine tepki

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders kitabında Arap Alevilere yönelik ötekileştirici ifadelere Adana’da basın açıklamasıyla tepki gösterildi.

12’nci sınıflar için hazırlanan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders kitabında yer alan Arap Alevi halkına yönelik ötekileştirici ve hedef gösterici ifadelere basın açıklaması ile tepki gösterildi. CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı’nın da kin ve düşmanlığa tahrik gerekçesi ile toplatılması ve sorumlular hakkında yasal işlem başlatılması için Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğu ders kitabındaki ifadelerle ilgili Adana’da ortak basın açıklaması yapan çeşitli Alevi dernekleri kitabın kaldırılmasını istedi.

‘KİTAPTA ÖTEKİLEŞTİRİCİ İFADELER YER ALIYOR’

Basın açıklamasını okuyan Akdeniz Sosyal Dayanışma Vakfı Başkanı Kenan İskender, kitabın 72’nci sayfasında Nusayrilik başlığı adı altında Arap Aleviler hakkında doğru olmayan, ötekileştirici, ayrıştırıcı ifadelerin yer aldığını söyledi. Ders kitabında Ali’yi tanrı, Muhammed B. Nusayr’ı peygamber olarak kabul ettikleri; namazın sadece dua, orucun sessizlik, hac ibadetinin de dini liderlerin mezarlarını ziyaretten ibaret olduğunun yazılı olduğunu aktaran İskender, “Bu yazıda bazı Alevilerin Hz. Ali’nin güneşte, bir kısmının da ayda oturduğuna inandıkları şeklinde hayal dünyasını zorlayan inanışlara sahip olduğu iddia edilmiştir” dedi.

Yazılanların yanlışlıkla yayınlanmış olduğuna inanmadıklarını ifade eden İskender, doğru bilgilerin yer aldığı önceki kitabın yazarı ve editörü ile yanlış bilgilerin yer aldığı kitabın yazar ve editörünün aynı olduğuna dikkat çekti. İskender, bu kitapla birlikte düşünce ve vicdan özgürlüğüne dair AİHS’nin 9’uncu maddesi ve Kişisel ve Siyasal Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme’nin 18’inci maddesi ve Anayasa’nın 24’üncü maddesinin ihlal edildiğini ifade etti.

‘HASAN ALTUN SERBEST BIRAKILSIN’

Alevilere yönelik sistematik baskının yüz yıllardır devam ettiğini dile getiren İskender, “Önceleri kılıç zoru ile başlayan bu uygulama daha sonra evleri işaretleme, yalan; teknolojinin gelişmesi ile internet ortamında yazılan yazılar, ders kitapları ve son olarak sabah namazı operasyonları ile Alevi kurum yöneticilerine karşı haksız gözaltılar devam etmektedir. Ana Fatma Cemevi Başkanımız Hasan Altun salı günü gözaltına alınmıştır. Arkadaşımızın serbest bırakılmasını istiyoruz ” dedi. 

(Adana/EVRENSEL)

Aleviler IŞİD tehdidine karşı güvenlik önlemi alıyor

Ankara’da öldürülen iki IŞİD militanını üzerinde HBVAKV krokisi çıkması üzerine Aleviler kendi güvenliklerini alacaklarını belirtti.

Ankara’da öldürülen iki IŞİD militanının evinden Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nın (HBVAKV) krokisinin çıkması üzerine Ankara valiliği ve Alevi kurumları toplantı yaptı. Ankara Valiliği Alevi kurumlarına güvenlik tedbirlerini arttırma tavsiyesinde bulundu.
Sputnik’in haberine göre Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Doğan Demir, yaptığı açıklamada tüm Alevi dernek ve vakıfları ile cemevlerinde özel güvenlik görevlisi çalıştırılması ve güvenlik noktalarının kurulması için çalışma yaptıklarını ifade ederek “Bütün kurumlarımızın girişlerine özel güvenlik personeli ve detektörler koyacağız. Çünkü bir canımızın başına gelebilecek herhangi bir şeyden hepimiz etkileniriz. O yüzden bundan sonraki süreçlerde girişlerde güvenlik personeli mutlaka olacak. Bu tabii özel güvenlik olacak. Aynı zamanda güvenlik noktaları da koyacağız ki giriş çıkışlarda insanlarımız rahat edebilsin” dedi.

21 MAYIS’TA ÖLDÜRÜLEN IŞİD MİLİTANINDAN KROKİ ÇIKMIŞTI

Ankara Valisi Ercan Topaca, 21 Mayıs’ta Ankara’da öldürülen IŞİD militanlarının Dikmen’de bulunan Hacı Bektaş Anadolu Kültür Vakfı’na saldırı planladıklarını açıklamıştı.
Ankara Valisi Topaca, öldürülen IŞİD’lilerin üzerinde Hacı Bektaş Anadolu Kültür Vakfı’nın krokisinin çıkması üzerine Alevi kurumlarının temsilcileriyle dün bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıya valinin yanı sıra emniyet müdürü, emniyet müdür yardımcısı, il jandarma komutanı, ve vali yardımcısı katıldı.
Alevi kurumları adına ise toplantıya Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Sekreteri Müslüm Metin, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan, Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Doğan Demir ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Tuncer Baş katıldı.

Valilikte yaklaşık 1 saat 45 dakika süren görüşmede Ankara Valisi Topaca’nın Alevi kurumlarının temsilcilerine güvenlik önlemlerini arttırmaları tavsiyesinde bulunduğu ifade edildi.

Toplantıya katılanlardan Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Doğan Demir, toplantıya ilişkin açıklama yaptı. Vali Topaca’nın kendilerine öldürülen IŞİD’lilerin üzerinden Hacı Bektaş Anadolu Kültür Vakfı’nın krokisinin çıktığını söylediğini anlatan Demir, “Dolayısıyla böyle bir sıkıntının olduğunu, o yüzden bizim tedbir almamız gerektiği, neler yapabiliriz konusunu görüştük” dedi.

‘BU SEFER OLAY HERHALDE DAHA CİDDİ’

Alevi kurumlarının uzun süredir IŞİD’in hedefinde olduğunu, daha önce yakalanan IŞİD militanlarının elinde Alevi kurumlarının krokilerinin çıktığını anımsatan Demir, şöyle konuştu:
“Dolayısıyla Alevi kurumlarının, kurum başkanlarının son dönemde IŞİD terör örgütünün hedefinde olduğunu biliyoruz Emniyet yetkililerinden, Valilik’ten bize bildirilen bilgilerden biliyoruz. Ama bu sefer herhalde olay daha ciddi, olaya Vali bey el koyduğuna göre anlaşılan biraz daha sıkıntılı bir süreç var. Dolayısıyla bunları hep beraber konuştuk. Dört Alevi kurumunun genel merkezi Ankara’da, Ankara’da neler yapılabilir bunlar konuşuldu. Aldığımız bilgilere göre Hacı Bektaş Anadolu Kültür Vakfımızın resimleri filan çekilmiş IŞİD’liler tarafından, orada bir ön çalışma yapılmış. Hep beraber neler yapılabilir konusunu görüştük. Bu süreçten sonra güvenlik tedbirleri konusunda hem biz hem emniyet bir çalışma yapacağız. Ama sonuçta bizim güvenlik gücümüz olmadığı için mutlaka buraya devletin el atması lazım, gereken hassasiyeti göstermesi lazım. Sayın Valimiz sağolsun bu konuda gereken inceliği gösterdi, gereken çalışmayı yapıyor zaten. Onun istişaresini yaptık.”

‘BÜTÜN KURUMLARIMIZIN GİRİŞİNE ÖZEL GÜVENLİK VE DEDEKTÖRLER KOYACAĞIZ’

Demir, önümüzdeki günlerde hem cemevlerini, hem de Alevi kurumlarını güvenlik açısından daha tedbirli bir hale getireceklerini ifade ederek “Bütün kurumlarımızın girişlerine özel güvenlik personeli ve detektörler koyacağız. Çünkü bir canımızın başına gelebilecek herhangi bir şeyden hepimiz etkileniriz. O yüzden bundan sonraki süreçlerde girişlerde güvenlik personeli mutlaka olacak. Bu tabii özel güvenlik olacak. Aynı zamanda güvenlik noktaları da koyacağız ki giriş çıkışlarda insanlarımız rahat edebilsin” diye konuştu.

‘İÇİŞLERİ BAKANI İLE DE GÖRÜŞECEĞİZ’

Vali Topaca ile sadece Ankara’da alınabilecek tedbirleri konuştuklarını ancak sadece kendi derneklerinin 50 ilde örgütlü olduğunu kaydeden Demir, “Biz önümüzdeki günlerde İçişleri Bakanı ile de görüşeceğiz, Türkiye’nin tamamında bu tür tedbirlerin alınması için Emniyet’ten talepte bulunacağız. Bir de özel güvenlik birimleriyle hem güvenliğimizi sağlamak hem de güvenlik noktaları koymak için çalışma yapacağız” dedi.

‘HER BÖLGEDE AYNI GÜVENLİĞİ ALMAK ZORUNDAYIZ’

Demir, sadece dernek ve vakıflarda değil tüm cemevlerinde özel güvenlik görevlisi çalıştırılması ve güvenlik noktalarının kurulması için çalışma yaptıklarını ifade ederek “Alevi kurumlarının olduğu her bölgede aynı güvenliği almak zorundayız” dedi.
Demir, son dönemde kurumlarının çevresinde olağandışı bir durum gözlemlemediklerini ifade ederken “Fakat özellikle IŞİD terör örgütünün hedefinde olduğumuzu biliyoruz. Özellikle cemevlerimizde, kurumlarımızda çalışan arkadaşlarımıza dikkatli olmaları gerektiğini söylüyoruz, onlar da dikkat ediyorlar. Fakat işin doğrusu bugüne kadar olağanüstü bir durum yaşamadık. Öyle çok şüpheli bir durumla da karşılaşmadık, umarım bundan sonra da yaşamayız” diye konuştu.

‘BİZİM TEDBİRLERİMİZ TEK BAŞINA YETERLİ OLMAZ, DEVLET BUNUN TEDBİRİNİ ALMALI’

Demir, tek başına kendilerinin alacağı önlemin yeterli olmayacağını da ifade ederek “Bizim güvenlik gücümüz olmadığı için devletin burada önlem alması gerekiyor. Biz kurumlarımızın girişine özel güvenlik koysak bile biz bütün gün dışarıda gezen insanlarız. Başımıza ne zaman ne geleceğini bilmiyoruz. En son Rus büyükelçiye yönelik üzücü hadiseyi de gördük burada. O anlamda mutlaka devletin bu işe el atması lazım. Hem istihbarat hem de güvenlik birimleriyle bunun tedbirini devletin alması lazım. Yoksa bizim kendi bünyemizde alacağımız tedbirlerin çok etkili olacağını zannetmiyorum” dedi.

‘TEDİRGİNLİĞİMİZ BİREYSEL DEĞİL TOPLUMSAL’

Demir, kendisinin kişisel olarak bir tedirginliği olmadığını, normal hayatlarına devam ettiklerini ifade ederken “Tedirginliğimiz şu; kendi bireysel tedirginliğimizden çok toplumsal tedirginliğimiz olabilir. Türkiye’de olabilecek bir sıkıntı toplumu gerer, Türkiye’de huzur bozulur. Yoksa bizim kendimizle alakalı bir kaygımız, tedirginliğimiz yok. Çok rahat bir şekilde normal hayatımıza devam ediyoruz ki öyle olmamız lazım. Öyle olmazsak toplumu germiş oluruz, Türkiye farklı bir noktaya gider” diye konuştu.

evrensel.net

Şah Kulu Alevi Kitap Fuarının ikincisi düzenlenecek

İSTANBUL, (DHA) GEÇTİĞİMİZ yıl Türkiye’de ilk kez yapılan ‘Alevi Kitap Fuarı’nın ikincisi 15-18 Haziran tarihleri arasında Kadıköy Merdivenköy’de bulunan Şahkulu Vakfı’nda düzenlenecek.  40’a yakın yayınevi ve 30’un üzerinde yazar ve araştırmacının katılacağı fuarda, imza günleri, söyleşiler, dinletiler ve masal anlatımları yer alacak.
 
ALEVİLİK-BEKTAŞİLİK ÜZERİNE YAYINLANAN KİTAPLAR RAFLARDA OLACAK
 
Alevi-Bektaşi kitaplarını kapsayan ‘2. Şahkulu Alevi Kitap Fuarı’ 15 Haziran Perşembe günü saat 13:00’de kapılarını kitapseverlere açacak. 18 Haziran’a kadar devam edecek. Kadıköy Merdivenköy’deki Şahkulu Vakfı’nda düzenlenecek kitap fuarında yaklaşık 40 yayınevinin Alevilik-Bektaşilik üzerine yayınladığı kitapları yer alacak. Öte yandan 12 bin kitap ile çeşitli görsel ve süreli yayının bulunduğu ‘Şahkulu Bilgi Merkezi’ araştırmacılara açılacak. Yazar ve araştırmacıların kitaplarını imzalayacağı fuarda söyleşilerin yanı sıra çocuklara masal anlatılacak. Akşamları ise dinletiler düzenlenecek.
 
Fuar hakkında daha geniş bilgi için sahkulu.org adresine bakılabilir.

Here is a collection of places you can buy bitcoin online right now.

Alevi tekkesini devlet aldı; Alevi yurttaşların mücadelesi sürüyor

Tokat’ta 400 Alevi köyünün bağlı olduğu Hubyar Sultan Tekkesi’nin mülkiyet mücadelesi, Hubyar Sultan’ın torunu olan Temel Ailesi ile köylüleri karşı karşıya getirdi. Yaklaşık 11 yıldır süren mülkiyet davasını köylüler kazandı.

Tekke de köyün tüzel kişiliğine geçti. Bu kez Tokat Vakıflar Bölge Müdürlüğü devreye girip tapuyu aldı.

Hürriyet’ten İsmail Saymaz’ın haberine göre; Tekkenin koruyucusu Temel Ailesi ile Hubyarlıları karşı karşıya getiren anlaşmazlık yıllar önce başladı. Temel Ailesi’nin büyüğü Mustafa Temel’e göre, Sultan Abdülaziz, tekkenin beratını 1872’de dedesi Şeyh Hıdır’a vermişti. Köylülerin kurduğu Hubyar Kültür Vakfı’na göre ise tekke 2. Mahmut döneminde diğer Alevi tekkeleriyle kapatıldı. Şeyh Hıdır, şeyhülislamlığa başvurup bekçilik iznini aldı.

TÜZEL KİŞİLİĞİ TESCİLLENDİ

Bu tartışma sürerken, Hubyar Köyü Muhtarlığı, 2005’te Tokat Valiliği’ne başvurup çözüm istedi. Valilik 2006’da tekkeyi anıtsal varlık ilan etti. Temel Ailesi, 1320 metrekarelik tekke, cemevi, mutfak, çilehane, mezarlık ve arsanın adlarına tapulanması için muhtarlık aleyhine dava açtı. Köylüler de Hubyar Köyü Vakfı’nı kurdu. Bu vakfa köydeki 42 aileden 39’u katıldı. Temel Ailesi de Hubyar Eğitim Vakfı’nı açtı. Taraflar mahkemelik oldu. Dava, 2014’te sonuçlandı. Tekke, köyün tüzel kişiliği adına tescillendi. Muhtarlık 14 Kasım 2016’da tapuyu aldı.

KÖYLÜLER: MÜCADELEYE DEVAM

İddiaya göre Temel Ailesi, Tokat Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne başvurarak tekkenin alınmasını istedi. Müdürlük 16 Ocak 2017’de Almus Kaymakamlığı’na yazarak, tekkenin Osmanlı’da Hubyar Tekkesi Vakfı’na ait olduğunu ve vakfın devamcısının kalmadığını belirtti. Vakıflar Kanunu gereği tekkenin önce Hubyar Tekkesi Vakfı adına tescil edilmesini, ardından müdürlüğe devrini istedi. Almus Kaymakamlığı, 20 Ocak 2017’de, tekkenin geçmişte vakfiye kaydının olmadığını vurgulayarak, “Mahkeme kararı dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesini” istedi.

Müdürlük resen Hubyar Tekkesi Vakfı’na tescilini ve tapusunu istedi. Böylece tekke, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne geçti. Hubyar Köyü Muhtarı Hüseyin Çulhacı, Temel Ailesi’nin hukuk yoluyla elde edemediği sonucu bu şekilde elde etmeye çalıştığını iddia ederek, “Vazgeçme niyetimiz yok, yargıya taşıyacağız” dedi.

http://www.yurtgazetesi.com.tr/turkiye/alevi-tekkesini-devlet-aldi-alevi-yurttaslarin-mucadelesi-suruyor-h28795.html