ÇOMÜ’de Alevilik ve Bektaşilik Sempozyumu Düzenlendi

Güncel Sorunlarıyla II. Uluslararası Alevilik ve Bektaşilik Sempozyumu, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Troia Kültür Merkezinde gerçekleştirildi.

Üç gün sürecek sempozyuma Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Rektörü Prof. Dr. Sedat Laçiner, Muğla Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı, üniversite yöneticileri, Alevi dernek temsilcileri, akademik ve idari personel ile öğrencilerkatıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan sempozyum, icra edilen semah ile devam etti. Sonrasında sempozyumun açılış konuşmalarına geçildi. Açılış konuşmaları sırasıyla sempozyum koordinatörü ve ÇOMÜ İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Ahmet Yönem ile ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Sedat Laçiner tarafından yapıldı. Yrd. Doç. Dr. Ahmet Yönem, Aleviliğin köklerinin geçmişe dayalı güncel bir olgu olduğunu ifade ederek sempozyumun toplum barışına katkı sunmayı ve bilimsel gerçekliği ortaya çıkarmayı amaçladığını belirtti.

ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Sedat Laçiner, “Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi bu konuda ilk defa biraraya gelmiştir. 22 yaşındaki bir üniversitenin Alevilik gibi Türkiye’nin önemli güncel sorunlarından birineilk defa bir toplantıyla ev sahipliği yapması bir yönüyle sevindirici, diğer yönüyle de son derece üzücü birdurumdur. Ülkemizde çok ciddi bir ifade özgürlüğü problemi olduğu kanaatindeyim. Bunun formalsebepleri var. Anayasamız, yasalarımız, yönetmeliklerimiz bunların iyileştirilmesi, geliştirilmesi gerekiyor. Ama bir de toplumsal olgunluk, birbirimize tahammül sorunları gibi informal sebepler var. Bundan dolayı insanlar köşelerine çekiliyor, kendi içlerine kapanıyor ve kimlikleriyle, ne olduklarıyla kendilerini ortaya koymakta zorlanıyorlar. İnsanların kimliğiyle sahaya çıkamaması sorun olmadığı anlamına gelmiyor. Ben Ankara Yenimahalle’de büyüdüm, arkadaşlarımın çok ciddi bir kısmı Aleviydi. Fakat Alevilik ne demek çok da fazla bilmiyordum. Onlar da benim ne olduğumu çok fazla bilmiyordu. Doğrusunu isterseniz birmezhebimiz olduğunu da uzunca bir süre çokta kafamıza takmadık. Bunun bir sorun olmadığı genellikle ifade edilir. Açık oturumlarda da görüyorsunuz. İnsanlar der ki 20 yıl önce Kürt sorunu mu vardı? İnsanların kimliğiyle sahaya çıkamaması sorun olmadığı anlamına gelmiyor. Alt kattaki komşunuz Alevi inançlarına göre yaşıyor, üst kattaki komşunuz farklı bir inanca göre yaşıyor, fakat bunlar sokağa çıktığı zaman kripto yani gizli Alevi, gizli Sünni, gizli Kürt, gizli Ermeni haline dönüşüyorlar. Davranışlarını içlerinden geldiği gibi sergileyemiyorlar. Sadece bir Alevi kelimesi kalıyor dışarıda. Dışarıda birbirimizekarşı belki yumuşak davranıyoruz, mecburen diplomatik davranıyoruz. Evin içine girdiğiniz zaman çeşitli önyargılar bilgiden yoksun olunca üremeye başlıyor. Hijyen olmayan ortamlarda -ki insan zihninin hijyen olmadığı haller bilgisiz olduğu zamanlardır, oksijensiz kaldığı zamanlardır- insan beyni mikrop üretiyor. Komşusu hakkında, arkadaşı hakkında, sınıftaki sıra arkadaşı hakkında mikroplar üretmeye başlıyor ve birsüre sonra yollar ayrılıyor. Farklı partilerde, farklı kamplarda, farklı gösteri meydanlarında kendisini göstermeye başlıyor. 20 yıl, 30 yıl önce bu ülkede bir Kürt sorunu yok muydu? Aslında olmayan şey Kürt sorunu değil, Türkiye’de bilgi sorunu vardı. Bilgisizlik vardı, cehalet sorunu vardı. Onlardan dolayı sorunu yok sanan insanlar vardı” dedi.

Konuşmaların ardından sempozyum oturumlarına geçildi. İlk günkü sabah oturumu İzmir Katip Çelebi Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhsin Akbaş başkanlığında “Batı Dünyasında Alevîlik-Bektaşîlik Algısı” teması ile gerçekleştirildi. Oturumda, Prof. Dr. Oliver Leaman, Prof. Dr. Mesut İdriz, Dr. Christoph Marcinkowski ve Doç. Dr. Abdulmecid Nureddin sunum yaptı. İkinci oturum Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Onat başkanlığında “Alevi Bektaşi Geleneği ve Ritüel Kaybı” teması ile gerçekleştirildi. Oturumda Prof. Dr. İlyas Üzüm, Doç. Dr. Ali Yaman, Yrd. Doç. Dr. Anzavur Demirpolat ve Yrd. Doç. Dr. Ahmet Yönem sunum yaptı. İlk günkü üçüncü ve son oturum ise Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemal Tosunun başkanlığında “Türkiye’de Örgütlü Alevilik” teması ile gerçekleştirildi. Oturumda Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Kemal Bülbül, Dünya Ehl-i Beyt Vakfı Genel Başkanı Fermani Altun ve Cem Vakfı Şubelerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Av. Nimet Karabulut sunum yaptı.

Kaynak: IHA